HALO’NUN GÜNLÜĞÜ : YALANLARIM ve BEN..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HALO’NUN GÜNLÜĞÜ : YALANLARIM ve BEN..

 ‘Hemen söyleyeyim bu müdür ile ciğerimden benim çektiğimi kimse çekmez, işleri güçleri benle uğraşıp beni kızdırmak, benim pembe yalanlarımı yakalamak, ama ne yaparsın ah bir şu bilgisayardan içtihat çıkarmayı bilsem, biraz da yeni mevzuatı takip edebilsem onlara hiç eyvallah etmem ama neyse  çok zamanımız kalmadı zaten boşa zamanımızı harcamayalım da bu hayatta ne kadar rakı tüketirsek o kadar iyidir yani ne kadar stok yaparsak o kadar iyi, öbür tarafta bu stoklara ihtiyacım olacak, bu meredi içmeden kafam bir türlü çalışmıyor. Her halde bana bir şey olursa, dostlarım beni rakısız bırakmaz  ama yine tedbirli davranmak lazım.

 Konuyu dağıtmayalım da bu ciğerim ile müdür benim pembe yalanlarımı yakalamayı sever dedim ya bunlardan birini anlatayım da beni  ağızlarına  nasıl sakız yaptıklarına siz karar verin.

 Efendim yine günlerden bir gün saat onikiye yaklaşmış, tabi benim yine içki saatim gelmiş ( tabi benim için tek muteber içki rakı diğerleri aperatif ) ama öğlen ara olmadan adliyede de bir dosyayı incelemem lazım. Her zamanki gibi yine müdür ve ciğerimi kandırarak Kadıköy Bahariyedeki ceza adliyesine benimle gelmelerine ikna ettim. Serasker caddesinden hızlı şekilde adliyeye doğru yürürken, her zamanki gibi cep telefonum çaldı yine her zamanki gibi içimden kim bu münasebetsiz diyerek sinirli sinirli telefonumu açtım beni arayan bir türlü sevemediğim sevmemekte de hata yapmadığım  bir arkadaşım, ismi bende kalsın o da benim gibi hukukçu, telefonla benim nerede olduğumu sordu bir tarafta adliyeye yetişme telaşı ha  en önemlisi de adliye sonrası rakı sefası, rakıya tabi bir de bizim çocuklar  eşlik ederse keyfime diyecek yok bu düşüncelerle telefonla beni arayan vatandaşa Kadıköy’de olmama rağmen Sultan Ahmet Adliyesindeyim dedim telefonu kapattım.

 Bizim çocuklardan kaçar mı , Halo Dayı kimdi o dediler. Ya önemli değil dedim. Müdür ile ciğerim durur mu ya şimdi telefonla konuştuğun adamla karşılaşırsan dediler. Ha demez olsalardı daha üç dakika geçmeden arayan vatandaşla karşı karşıya kaldık. Tabi çok mahcup oldum öpüştük ya kusura bakma aceleyle Kadıköy adliyesi diyeceğime ağzımdan Sultan Ahmet çıktı diye geçiştirdim. Tabi bizim çocuklara dilinizi eşek arısı soksun demeyi de unutmadım, biraz gülüştük. Ama neyse ki hem adliyeye yetiştik, hem de bu olaydan sonra çocuklar beni yalnız bırakmadılar rakımda bana eşlik ettiler. Ya bu mereti içmek çok güzel ama tek başına  da tadı çıkmıyor dostlarla güzel.

 Buna benzer bir olayı daha anlatalım da bu günlük yeter artık. Yine yaz ve öğlen saatleri Bahariye adliyesinden duruşmadan çıktık yanımda yine ciğerim. Yine rakı saatim gelmiş, ciğerimi kandırmak zor olmadı yine onu çorba içmeye razı ettim, onlar da çorbanın rakı olduğunu anlıyorlar tabi ama beni de kırmıyorlar. Yine Serasker  Caddesine geldik kendimizi orada bir meyhaneye atacağız. Yine durur mu benim münasebetsiz telefonum yine çaldı, rakıya çok yaklaşmışken yine hangi münasebetsizdi bu, rakı gözümde tüttüğünden artık ellerim de titremeye başladığından, karşımdakinin kim olduğunu anlamadan telefondakiyle konuşmaya devam ettim. Diğer anlattığım olaydaki gibi bu arayan da nerede olduğumu sordu biran önce rakıma ulaşabilmek için kimsenin beni arayıp sormayacağı yanıma gelemeyeceği bir yer olarak düşündüğüm Sultanahmet Adliyesi yine ağzımdan dökülüverdi.

 Ciğerim kimle konuştuğumu sordu anlamadım kim olduğunu diye cevap verdim. Telefondaki görüşmemiz sonlandıktan bir dakika sonra meyhaneye adımımızı atmıştık ki, telefonla konuştuğum kişinin meyhanenin sahibi olduğunu anladım , karşımda duruyordu.  Bana daha bir şey söylemeden ya oğlum  -orada yeni açılan Sultanahmet Köftecisi aklıma geldi – ciğerim, Sultanahmet Köftecisine gidelim dedi, ben sana onu söylemeye çalışırken alışkanlık ağzımdan Sultanahmet Adliyesi çıktı diyerek bu badireyi de atlattık. Sağ olsun ciğerim de bozuntuya vermedi. Of rakı çok güzel dostlarla içmek daha güzel.

 

Ha tabi bu olayları ağızlarına sakız edip herkese anlatmayı ihmal etmediler. Sitemizdeki dostlarla paylaşayım da bunların da dilinden kurtulayım. Müdür müdür bir  duble daha getir bu beni kesmedi.’

‘HALO’

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Comments are closed.