‘ağlamak acıların yontulmuş biçimidir , hüzünse bir çocuğun gökyüzünü sevmesidir..’ – ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER

HERŞEY TEKRARDIR BİRAZ 
öperse sakalımı biralanmış bir berber 
aşkımın civcivleri kanatlanmış 
merhaba 
şiirlere kılıç çeken gökyüzü 
yerin bu şiirde de bir çocuk ağlamasıdır 
(yerin bu şiirde küçük bir çocuk ağlamasıdır) 
yani ki sen 

EY
li bir heple başlayan 
hüzünlerin ve yalnızlığın bekçisi 
bütün şiirlerin babası 
üvey 
babam 
merhaba 
EY 
(artık küçül) 
-ey- 
acıların güç çeşmesi 
suyun artık beslemiyor çocukları 
ey babam 
merhaba 
olmasa babamın karısı 
büyütün artık beni 

(ağlamak acıların yontulmuş biçimidir 
hüzünse bir çocuğun gökyüzünü sevmesidir) 

yorgunum bir gülü devşirmekten 
görseniz artık 
yüzüm 
bozulan bir çiçektir 
evde kalmış kızların göğsünde sık bulunan 
beni solduran akşamüstleridir pencerelerde 
çünkü hüznü hüzün besler yalnızca 
merhaba 

diyorum bir acıyı ikiye bölmek 
bir elmayı ikiye bölmek kadar güçtür 
görseniz artık 
yüzüm 
bozulan bir dengedir. 
bir serçeyi gökyüzünde barındırmaktan kıyan 
(bence bütün serçeler yaşlandıkça serçedir) 
güneş(ki göğün orospusudur) 
yatar da çirkinliğin baykuş kuşuyla 
unutur bir serçeyi kendisiyle sevişmeyi 
şimdi yaşlanan bir gökyüzüdür hayatı 
aşkı ve sevişmeyi kendisinde arıyan 
merhaba 
diye bir ses nerden 
gelirse küçük bir çocuğun 
serçeleri çok seven bir çocuğun 
eskiyen yüzüdür güneşe karşı 

(babam benim 
annemi sana emanet ediyorum) 
ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER
MERHABA CANIM 
ben az konuşan çok yorulan biriyim
şarabı helvayla içmeyi severim
hiç namaz kılmadım şimdiye kadar
annemi ve allahı da çok severim
annem de allahı çok sever
biz bütün aile zaten biraz
allahı da kedileri de çok severiz
 
hayat trajik bir homoseksüeldir
bence bütün homoseksüeller adonistir biraz
çünki bütün sarhoşluklar biraz
freüdün alkolsüz sayıklamalarıdır
 
siz inanmayın bir gün değişir elbet
güneşe ve penise tapan rüzgârın yönü
çünki ben okumuştum muydu neydi
bir yerlerde tanrılara kadın satıldığını
 
ah canım aristophones
barışı ve eşek arılarını hiç unutmuyorum
ölümü de bir giz gibi tutuyorum içimde
ölümü tanrıya saklıyorum
 
ve bir gün hiç anlamayacaksınız
güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum
düşüverecek ellerinizden ellerinizden ve
bir gün elbette
zeki müreni seviceksiniz
 
(zeki müreni seviniz)

ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER

SEVDADIR

(MAYIS YAYINLARI , 1988)

Comments are closed.