‘insanlar isterlerse her şeyi , ama hemen her şeyi bir tür silaha dönüştürebilirlerdi çünkü.. en çok da sevgiyi elbette , alışılan yaşam biçimlerini , alışılacakları..’ – Sonsuzluğa Nokta.. – Hasan Ali Toptaş

‘ilkin , insanların büyük kötülüklere yol açan iyilik anlayışlarından korkuyorum , dedim sözgelimi.. sonra , kendini çocukların varlığında yenileyen hayatın acımasızlığından , bu acımasızlığın üstünü örten masumiyetin derinliğinden ve kapı kilitlerinden korkuyorum dedim.. sonra canlı olmanın aczinden , bu aczin doğurduğu kaçınılmaz sonuçlardan , sokaklardan ve insanların içinde uğuldayıp duran çok ağızlı kuyularla bu kuyuların karanlığından korkuyorum dedim.. sonra hızımı alamadım ve insanların varlığını eksilterek onları tamamlamış gibi gösteren şehrin  abuk sabuk görüntülerinden korkuyorum dedim.. sonra hızlandıkça hızlandım ve patronlarının diliyle konuştuklarını fark edemeyen ezik ruhlu kapı kullarının gururundan ve bu gururun girebileceği çeşitli kılıklarla bu kılıkların insana alçakgönüllülükmüş gibi gözüken kıvamından korkuyorum dedim.. sonra artık kendimi frenleyemedim ve hayatımızın içinde gezinip duran tanklardan , helikopterlerden ve uçaklardan korkuyorum dedim.. sonra aniden hatırladım ve bir insanın her şeyi bilebileceğini sanan kıt akıllı adamların , geçmişlerini başkalarının geleceğinden geri almaya çalışan kırkını aşmış çocukların ve hemen her fırsatta yaralı güvercin rolü oynayan kadınların yanı sıra ben uzun ömürlü neşelerle uykulardan da korkuyorum dedim..’

Uykuların Doğusu.. – Hasan Ali Toptaş

 

‘insanlar isterlerse her şeyi , ama hemen her şeyi bir tür silaha dönüştürebilirlerdi çünkü.. en çok da sevgiyi elbette , alışılan yaşam biçimlerini , alışılacakları..’

Sonsuzluğa Nokta.. – Hasan Ali Toptaş

Comments are closed.