Archive for the ‘Sanat’ Category

‘kendimi yıkmaya hakkım var..’ – KIM YOUNG-HA

geceleri çok geç saatlerde uyurum..

benim için hayatımın yüzde altmış beşi intihardır ,

sadece yüzde otuz beşini yaşarım..

hayatım fazlasıyla ucuz , bu yüzden ömrümün yüzde otuzunu kaplar..

hayatımda kol , ip ve birkaç düğme eksik..

hayatımın yüzde beşiyse kansızlık nöbeti eşliğinde

yarı açık , yarı baygın gözlerimle komaya adandı..

bu yüzde beşe

dada

denir..

dolayısıyla hayat ucuz ,

ölüm biraz daha kıymetli ve pahalıdır..

ancak hayat da ölüm de cezbedicidir..’

(tristan tzara , nasıl çekici , iyimser ve zarif oldum..)

 

..müşterimle aramdaki işleri sorunsuz hallettikten sonra seyahate çıkar ve döndükten sonra müşterimle yaşanan olayları konu alan yazılar yazarım.. böylece bir tanrı görünümüne bürünürüm.. bu çağda tanrı olmak isteyenler için sadece iki yol vardır : yazmak ya da öldürmek..

fakat olayların hepsini yazıya dökmem.. sadece üzerimde kayda değer bir izlenim bırakmış olan müşterilerim kalemimle tekrar dünyaya gelirler.. görev sorumluluğuyla yaptığım bu işler acı vericidir , ancak bu zor aşamayı geçince müvekkillerime şefkat duyup onları sevmeye başlarım..

shakespeare şöyle demiş : ‘ölüm cüret edip bize gelmeden önce sır doludur : evine koşup girersek bu günah mıdır ?’ bu büyük oyun yazarından çağlar sonraki bir dönemin şairi sylvia plath ise bir adım daha ileriye gider.. ‘kan fışkırmasıdır şiir.. ve bunu önlemenin yolu yoktur..’ bu satırları yazan kadın , gaz ocağının vanasını açıp intihar etmiştir..

müşterilerim sylvia plath kadar yazarlık yeteneğine sahip değillerdi ama hayatlarının sonunu en az onunki kadar estetik biçimde sona erdirdiler.. onların hikayelerini anlattığım yazılar on cildi aşıyor.. onları yavaş yavaş gün ışığına çıkartacağım.. yazı için telif ücretine filan gerek yok , geçinmek için yeterince param var.. ayrıca kitap için para almam müşterilerime saygısızlık olur.. hiçbir maddi beklentim olmadan bu yazıları bir zarfa koyup yayınevine yollama düşüncesindeyim.. sonra bir köşeye saklanıp müşterilerimin kendi hikayeleri aracılığıyla diriliş sahnelerini izleyeceğim..’ 

kim young-ha

 

(kendimi yıkmaya hakkım var - ‘i have the right to destroy myself’ , kim young-ha , çeviri : nana lee , agora yayınevi , ekim 2007..)

Büyük usta TURHAN SELÇUK’u kaybettik..

Büyük usta TURHAN SELÇUK’u kaybettik.. Ailesinin , İlhan Selçuk’un , Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarının ve tüm sevenlerinin başı sağolsun.. Yaprak dökümü sürüyor , bir dönem kapanıyor , edebiyat ve sanat dünyamızın ustalarını teker teker sonsuzluğa uğurluyoruz ve yerlerini dolduracak değil ortalıkta , ufukta bile kimseler görünmüyor.. Ne acı.. 

aylakadamız.. 

‘Turhan Selçuk’u kaybettik’

‘Cumhuriyet Gazetesi çizerlerinden Turhan Selçuk, dün gece karındaki aort damarının genişlemesi (abdominal aort anevrizması) teşhisi ile tedavi gördüğü Maslak Acıbadem Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Cumhuriyet’te “Söz Çizginin” köşesinde okurlarıyla buluşan ‘Abdülcanbaz’ karakterini yaratıcısı, çizerlerin duayeni Turhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk’un ağabeyiydi.

Turhan Selçuk kimdir?

Türk mizahının önde gelen isimlerinden, duayen karikatürist Turhan Selçuk 1922′de Milas’ta doğdu. İlk karikatürleri Adana’daki ortaöğrenimi sırasında aynı yerde çıkan Türk Sözü gazetesi ile İstanbul’da Kırmızı Beyaz ve Şut spor dergilerinde yayımlandı (1941). 1943′te Akbaba’nın kadrosuna girdi, 1948′de Tasvir’de karikatürcü ve ressam olarak çalıştı; Refik Halit Karay’ın çıkardığı Aydede’nin baş çizeri oldu. Kardeşi İlhan Selçuk’la birlikte 41 Buçuk (1952), Dolmuş (1956) mizah dergilerini çıkardı. 1949′da, dünyada Steinberg’in öncülüğüyle başlayan modern karikatür anlayışına yöneldi. Yeni İstanbul gazetesindeki yazılarında “grafik mizah”ın karikatürün evrensel anlatımı olduğunu savundu; çalışmalarını bu yönde sürdürmeye başladı.

Yeni İstanbul, Yeni Gazete, Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde ve Akis, Yön, Devrim, Toplum, vb. dergilerde çizdi. 1957′de Milliyet’te çizmeye başladığı Abdülcanbaz dizisi büyük ilgi gördü. Tiyatroya ve sinemaya uyarlanan bu çizgi romanın bir deseni 1991′de PTT tarafından pul olarak basıldı. 1969′da iki arkadaşıyla Karikatürcüler Derneği’ni kuran Turhan Selçuk 1973′te Sanatçılar Birliği tarafından “Halkın Sanatçısı”, 1983′te Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Yılın Karikatürcüsü” seçildi. 1997 yılında da ”Cumhurbaşkanlığı Büyük Sanat Ödülü”nü alan Selçuk’un, 1992 yılında Dışişleri Bakanlığı’nın önerisi üzerine hazırladığı ”İnsan Hakları” konulu sergisi Avrupa Konseyinin önerisiyle ilk kez Strasbourg’da açıldı ve 1997′ye kadar Avrupa’nın çeşitli kentlerinde ve Güney Afrika’da izlenime sunuldu.

1997′ye kadar Avrupa’nın çeşitli kentlerinde ve Güney Afrika’da dolaştı. “Barış ve Kitap” konulu karikatürü 1992′de Avrupa Konseyi’nin başlattığı kitap okuma kampanyası boyunca bütün afiş ve dokümanlarda logo olarak kullanıldı. Sanatçı, çalışmalarını Turhan Selçuk Karikatür Albümü (1954), 140 Karikatür (1959), Turhan 62 (1962), Hiyeroglif (1964), Hal ve Gidiş Sıfır (1969), Söz Çizginin (1979) adlı albümlerinde topladı. Türkiye ve Avrupa’da bir çok müzede karikatürleri sergilendi.

Milliyet gazetesinin ardından Cumhuriyet gazetesinde çizen Turhan Selçuk 88 yaşındaydı.’

(Alıntı : Cumhuriyet Gazetesi Portalı , www.cumhuriyet.com.tr , 11.03.2010)