(Fotoğraf : Kenan Yücel..)
LA PAIX 20
YALNIZLIK ÜZERİNE DEĞİNMELER
yalnızlık günümüzde devrimcidir.. sıradanlaşmış, sıradanlaştırılmış insan yığınlarıyla içli dışlı olmak, güdülebilir olduğunu gösterir insanın yalnızca.. sıradanlaşmış olmak da başka hiçbir anlam taşımaz zaten..
sıradanın sıcaklığından da korur adamı bu davranış. soğuk her zaman uyarıcıdır çünkü. ancak mutlak olarak yalnızlığı seçmek, bu durumda yalnızca üretenlerin işidir. sevişmek ise, iki yalnızın paylaştığı bir eylem.
***
anlamak, beyinde başkalarının beyniyle paylaşılamayacak bir işlemdir. yalnızlık anlama esnasında doğru yolu tanrısal bir şekilde göstermektedir. gerek toplumsal planda olup biteni, gerekse insanın var olanda kendini anlamasının yolu kendini dinlemektedir. yani kendine doğru kaçınılmaz bir yolculuk yapmak. bunun yolu da yalnızlıktan geçer. bir başkasıyla yapılan böyle bir yolculuk, o bir başkasının cinsiyeti ne olursa olsun, insan sıcağına duyulan özlemi gidermek için gerçekleştirilmiş doğal bir işlemdir. bunun adı da yalnızlık değil, sahtekarlıktır. ya da entelektüel faaliyetlerin albenisinden yararlanmak üzere yapılmış ucuz kandırmaca.
karşımızdaki eğer diğer cinstense buna da ucuz hovardalık denir.
etrafınıza iyi bir bakarsanız, bir dolu ucuz hovarda görürsünüz. yüreksizdir böyleleri. iyi şair olmaları da olanaksızdır. şiiri düzmek yerine, bu işi yaparlar.
***
yalnızlık allah’a mahsustur derler, ya… bu sözde büyük bir sahtekarlık kokusu vardır.. çünkü kadın erkek birlikteliğini doğal göstermek, dahası kabul edilebilir alana çekmek için söylenmiş kurnazca bir sözdür. oysa, doğal olandır bu birliktelik. demek bu söz gereksizdir. fazladır. dahası insan yapısını anlamaktan yoksun aptallar için söylenmiştir.
yalnızlıkla ilişkisine gelince… durum ortada.. yalnızlıkla ilişkisini kurmak bile yanlıştır.
***
yalnızlık kişiyi, dinleme ve anlama alışkanlığını edinememiş, yarı aydınlar arasında amansızca ve ama gizlice sürdürülen erk kavgasından da korur. bu korumayı gereksiz kılan bilgilenme, yani kendi aklıyla düşünebilme yetisini edinen bir elin parmağını geçemediği için de, yalnızlık mutlak gereklidir. yani birey, günlük faşizan ilişkilerden korunmak ve hayatın bu anlamdaki faşist örgütlenmesinden mesafeli durmak istiyorsa, yalnızlık kaçınılmazdır.
asıl çokluk, bize bir çok meziyeti veren böylesi bir yalnızlığı yaşamaktır.
***
yalnızlık, üzerine en fazla spekülatif laf edilen bir konudur.. aşk, şiir gibi.. bu da yalnızlık denen olgunun soyutluğundan kaynaklanmaktadır.
yalnızlık soyuttur dedik. oysa tam tersine somut bir olgu olarak bilinir hep. öyle bilinmiştir. evinde, iş yerinde, dışarda başkalarıyla paylaşılmayan bir hayat zannedilir. yalnızlık, fiziksel bir olgu olarak görülür hep ya… nedeni budur. oysa gerçek yalnız, çelik bir iradeyle, kalabalıklar içinde de yalnız olduğunun ayrımında olandır.. elbette bu da sahtesini de doğurmaktadır yalnızlığın. prim aldığı için yalnızlık.
***
yalnızlık ve prim biraz tuhaf gibi durmakta… oysa anlaşılmayan bir şey yok. bir entelektüel faaliyet, entelektüel bir yaşamın kaçınılmaz dekoru olarak görüldüğü için, yalnızlık da son zamanlarda ucuz kazanovalar tarafından gibi yaşanmaya başlandı. gerçek sanatçının arada bir geldiğini düşünürsek, bu tutum anlaşılır.
anlaşılmaz olan, yalnızlığın arada bir gerçek yazar, şair olduğunu bildiğimiz kişiler tarafından da gibi yaşanmasıdır günümüzde.
pek bu neyi gösterir?
faşizmin gücünü.
***
yalanla hakikat iç içe geçtikçe yalnızlıkla sahtekarlık da birbirine bulaşır. gözlerin her daim iyi görmesi gerekir,, gerçekle gölgesi haline geleni ayırmak için.
***
gerçek yalnızın dostu da düşmanı da yoktur. onun yalnızca, hayatı paylaştığında haz duyabileceği insan’ları vardır.
***
yalnızlık herhangi bir ruhsal doyum sağlamaz insana. o sadece bir yaşam biçimidir.. gerçek devrimcilerin, faşistleştirilmiş dünyaya karşı koyabileceği bir yaşam biçimi.
***
aşk nasıl iki kişiyle yaşanırsa, yalnızlık da ancak yalnızlıkla yaşanır. aşk paylaşılırsa gerçekleşir. yalnızlık paylaşıldığında yalnızlık olmaktan çıkar. bu yüzden aşktan çok şiire benzer yalnızlık.. şiir de ancak yalnız yazılır. bir başkasıyla birlikte yazılmaya çalışıldığında komikleşir olay. bir duygu alışverişine araç olur çünkü.
***
yalnızlık üzerinde oynanırsa arsızlık çıkar ortaya. oynayan şair adayıysa, müteşair.
***
dehşetin, korkunun, sömürünün sistemli hale getirildiği günümüz dünyasında yalnızlık, insanın aklını yitirmemesi için de tek ilaçtır.
yalnızlık, dehşeti dışlar.. dehşetin olmadığı yerde korku da duyulmaz. dehşeti ise ancak ve ancak sömürü doğurur.
***
bir defa daha şiirin ve yalnızlığın günümüzün faşistleştirilmiş dünyasına karşı gerçek muhalefetin oluşabileceği zemin olduğunu vurgulamak gerekir. aşk ise paylaştıkları tek olgu.
ya da ortak paydaları.
***
yalnızlıkla şiirin diğer bir ilişkisi de şudur: şiir yalnızlığın varoluş biçimi, yalnızlık ise şiirin biricikliğidir.
yalnızlık ne kadar nüfuz ederse şiire, yapısı o denli güçlü olur. şiir ise yalnızlığın çimentosudur. ne denli yalansız olursa şiir o denli sahici olur yalnızlık.
***
yalnızlığın yaralayıcı temreni, yalnızlığı kendisizlik olarak algılayanlar içindir. insan kendisiyle ne denli birlikte olursa, o kadar çok ve kalabalık da sayılır. betonlaşır. temren işlemez böyle gerçek yalnızlara. dolayısıyla şairlere..
çünkü şairler yalnızlık nedir, iyi bilirler..
***
bir de şu var: oku fırlatan da yalnızdır, ok da. yalnızlığın okunun temreni bu nedenle de yalnıza işlemez.
bu oku fırlatmaya gerçek olarak ancak şairler cesaret ederler. en iyi yay da onlardır ok da. kaldı ki iyi bilirler hedefi..
hedefi bunca iyi bilmeselerdi, nasıl yontarlardı bunca ustalıkla sözcükleri?
METİN CENGİZ
‘Bahçe, Sonbahar 1999..’
‘LA PAIX, şiire ve hayata dair denemeler..’ , METİN CENGİZ, ŞİİRDEN Yayınları, Ekim 2011, 132 Sayfa..









