Archive for the ‘Dergi’ Category

Yeni FİLM dergisinin yeni sayısı çıktı!

Nitelikli sinema dergisi YENİ FİLM’in “nisan-haziran 35-36” numaralı yeni sayısı çıktı. Bu sayısı da her zamanki gibi dopdolu ve 35’e yakın yazı var. Ayrıca derginin bu sayısında sevgili PETROS MARKARIS’le türkçede yeni yayınlanan son kitabı SONSUZLUK ve BİR GÜNlük adlı kitabıyla ilgili SERAY GENÇ’in bir yazısı ve yine PETROS MARKARIS’le yapılan birbirinden ilginç ayrıntı ve olayla dolu altı sayfalık çarpıcı bir röportaj da mevcut. Yıllardır kalitesinden ve niteliğinden ödün vermeyen bir sinema dergisi olarak takip ettiğim YENİ FİLM dergisinin bu sayısı kaçırılmayacak bir sayı olmuş sinemaseverler için…

Crockett…

 

yeni film-1 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yeni film-2 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yeni film-3 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VE Yayınevi Editörü Kenan Yücel’le yapılan röportaj KUZGUN edebiyat dergisinin Mayıs 2015 sayısında!

Koleksiyon değerinde nitelikli kitaplar yayınlama amacıyla yayın hayatına başlayan VE Yayınevi‘nin editörü Kenan Yücel’le yapılan röportaj KUZGUN edebiyat dergisinin Mayıs 2015 sayısında okuyabilirsiniz. M. Bülent Kılıç tarafından Kenan Yücel’le gerçekleştirilen bu röportajda genç bir yayınevi olan VE Yayınevi’nin şiir sevdasından, yayınevinin ilkelerinden, nitelikli ve bağımsız yayıncılığının zorluklarından ve ayrıca edebiyat ödülleri, edebiyat yarışmalarıyla ilgili düşüncelerinden kesitler bulacaksınız. Kaçırmayın derim…

Crockett…  

 

 

ve

 

ve-1 001

 

ve-2 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Yeni Edebiyat YENİ SİNEMA Yeni Tiyatro” dergisinin yeni sayısı çıktı…

“Yeni Edebiyat YENİ SİNEMA Yeni Tiyatro” dergisinin Nisan-Mayıs 2015 yeni sayısı çıktı… ‘Auteur’ kuramı üzerine bir dosya mevcut derginin bu sayısında. Dergide Zeki Demirkubuz’la yapılan bir söyleşi de ilgi çekici tespitlerle dolu. Bu sayıyı kaçırmayın derim.

Crockett…

yeni sinema-1 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yeni sinema-zeki 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘YENİ FİLM’ dergisinin yeni sayısı çıktı!

film-1 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

film-2 001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘YENİ FİLM’ dergisinin 32. sayısı (Mart-Haziran 2014) çıktı! 

Şiirden dergisinin 10. sayısı çıktı!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiirden dergisinin 10. sayısı yine dolu dolu…

Şiirden dergisi, 10. sayısının dosya konusunu “Çağdaş Şiirde İmgenin İşlevi” olarak belirledi. Bu sayıda Eray Canberk, Halim Şafak ve Jean Pierre Crespel’in dosya konusu hakkındaki yazıları yer alıyor. Böylece yabancı ülkelerden şairlerin açtığımız dosya konularında neler düşündüğünü de eş zamanlı olarak öğrenmiş olacağız. Dergimiz bu öncü tavrını dünya şiiriyle olan bağlarını daha da güçlendirerek sürdürecek. Metin Cengiz’in dosya konusu paralelinde yazdığı “Şiirde İmgenin İşlevi” konulu yazı, dosya konusuna ayrı bir derinlik kazandırıyor.

Metin Cengiz “Şiir Kitapları Arasında” adlı bölümde Ziya Osman Saba, Sabahattin Kudret Aksal ve Özdemir Asaf şiirlerinin neliğine ilişkin yazıyor.

Kenan Yücel Bejan Matur’un şiirini bütünlüklü bir okumayla ele alıyor.

Volkan Hacıoğlu Sina Akyol’un şiir dünyasından bir kesiti değerlendiriyor.

Onur Akyıl “Genç Şiirden – Şiirin Kayıp Defteri” adlı bölümde şiire kanat alıştıranları tanıtmaya devam ediyor. Bu sayımızın genç şairi Müslüm Çizmeci.

Mehmet Gökyayla Özgür Özmeral ve Onur Sakarya’nın kitapları hakkında yazıyor.

Bu sayıda Kader Sevinç’in Brüksel Şiir Topluluğu üyesi şair Xavier Queipo ile yapılmış bir söyleşisine ve Nebilay Erdoğan’ın “Polonya’nın AB Dönem Başkanlığı’nda Şiirin Yolculuğu”na ait bir gözlemine yer veriyoruz.

“Edebiyat Dünyasından” köşesindeki yazılar edebiyat dünyamıza eleştirel bakmaya devam ediyor, eleştirinin hayatımızda edeple ilgili konularda etkin olması doğrultusunda çabasını sürdürüyor. “Şu Yıllıklar Meselesi”, “Kafası Üstü Düşmek”, “Refik Durbaş YKY Yıllığını Protesto Etti mi?” başlıklı yazılarda sorulan sorular, yapılan tespitler, verilen yanıtlar yine çok konuşulacak.

“Şiir Aktüel” adlı bölümde şiirin gündemine ilişkin haberler yer alıyor.

“Kitap” adlı bölümümüzde Ömer Erdem’in “Kör” ve Nazmi Ağıl’ın “Yavaş Matematik” adlı şiir kitapları hakkında Ahmet Ada’nın yazdığı yazılar ile Özdemir İnce’nin İtalya’da yayımlanan “Cielo il Cielo” adlı şiir kitabıyla ilgili bir tanıtım yazısını yayımlıyoruz.

Bu sayıda şiirleriyle yer alan şairler:

Celâl Soycan, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Veysel Çolak, Yavuz Özdem, Muzaffer Kale, Namık Kuyumcu, Mehmet Can Doğan, Kenan Yücel, Özlem Tezcan Dertsiz, Müesser Yeniay, Atalay Saraç, Jean Pierre Crespel, Ronny Someck, Heme Omer Osman, Onur Sakarya, Özkan Dursun.

 

Şiirden Dergisi şiir üzerine düşünen teorik bir dergidir…

“Dergimiz, şiirde yaşadığımız ve hastalık haline gelmiş sorunları masaya yatırmak, şiirin ne olduğu üzerine teorik çalışmalara yer vermek üzere yayımlandığını her sayısıyla daha yoğun bir biçimde göstermektedir. Dergimiz bir ürün dergisi değildir, günlük çıkar kavgalarından uzak, şiir üzerine düşünen, araştıran, geniş bir kadro üzerinde yükselen ve şiir çevresini olduğu kadar edebiyat çevrelerini de amaçlayan teorik bir dergidir.”

Şiirden Dergisi, Sayı 4, ‘Dergiden’ başlıklı yazı.

 

Şiirden Dergisi tavrı ve duruşu olan bir dergidir, fincancı katırlarını ürkütür…

“Şiirden dergisi çıktığında yazdığımız yazılarda ve soruşturmalarda, bir şiir dergisinin yapması gerekeni yapmış, ülkemizdeki şiir dünyasının bir görüntüsünü çizmeye çalışmıştık. Bu tutumumuz birçok kişiyi rahatsız etmiş, rahatsızlıklarını karalama, iftira, çamur atma, gözden düşürme ve daha benzeri akla gelmedik, edebiyat ve etik dışı sözüm ona yazılarla belli etmişlerdi.(…)

Peki, biz ne demiştik de rahatsız olmuşlardı bazı çevreler? Gençlere seslenmiş, onlara içinde yaşadıkları şiir ortamının gerçek yüzünü anlatmaya çalışmıştık. Şiirin hızla okur kaybettiğini, artık okunmaz duruma geldiğini, şiir yazanların şiir dergisi almadıklarını (öyle ki artık dergi almayı şiirinin yayımlanması koşuluna bağlayan rüşvetçiler bile türedi!), şiirdeki yenilikçi atılımların yenilikçi olmayı öne çıkardığını; nesnel bağlılaşığı (objective correlative) olmayan, işlevsiz, hayatı ya da gerçekliği üretme gücünden yoksun, hakikat üretemeyen bir tür yığma dizelerle (sözde imge, sahte imge, imge salatası) şiirimsi metinler yazıldığını; şiirin tekniğe indirgendiğini, deyim yerindeyse sözün “güme” gittiğini;  ortamın yıllıklarla iyice bulandırıldığını, yıllığın özellikle de gençler üstünde erk oluşturmaya dönüştüğünü; ödüllerin kendine düşeni yapamadığını; eleştirinin yerini övgüye, tanıtım yazılarına bıraktığını vb. yazmıştık.”

Şiirden Dergisi, Sayı 6, ‘Dergiden’ başlıklı yazı.

Şiirden Dergisi Künye Bilgileri:

ŞİİRDEN İki Aylık Şiir Dergisi

Mart – Nisan 2012 Yıl: 2 /Sayı: 10 –  8 TL ISSN: 1309-9086

Yayın Türü: Yerel süreli yayın

İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: (Şiirden Yayıncılık) Metin Cengiz

Editörler: Kenan Yücel, Volkan Hacıoğlu

Yayın kurulu: Celâl Soycan, Metin Cengiz, Yavuz Özdem, Kenan Yücel, Volkan Hacıoğlu, Onur Akyıl, Müesser Yeniay, Kader Sevinç

Kapak Tasarımı: Cansın Bozoğlu

Kapak Fotoğrafı: Cansın Bozoğlu

Grafik Uygulama ve İç Tasarım: Burcu Demirbaş, brcdmrbs@gmail.com

Baskı: Ege Reklam Basım Sanatları Tic. Ltd. Şti. Tel: 0.216.472 84 01

E-posta: siirdendergi@gmail.com

Telefon: 0.537. 251 29 31

Adres: Samandıra Cad. Harmanlık Sok. Özlem Ses Sitesi B Blok, No:1 Yakacık-Kartal-İstanbul

Dağıtım                : Marjinal Dağıtım – 0.212.527 09 92

Abonelik             : www.siirden.net –   0.537. 251 29 31

İnternetten Satış : www.siirden.net – www.ideefixe.com

Şiirden Yayınları , www.siirden.net

GELECEĞİN GÜRÜLTÜLÜ ZAFER ŞENLİKLERİ İÇİN

Geleceğin gürültülü zafer şenlikleri için,

O soylu kuşak uğruna, yoksun kaldım

Babamın şölenindeki kadehimden.

Mutluluğumdan, onurumdan.

 

Omuzlarıma atılıyor şu kurt köpeği çağ,

Oysa benim kanım kurt kanı değil.

İyisi mi, bir Sibirya kürkünün koluna

Bir kalpak gibi sokun beni ki,

 

Gözüm görmesin korkakları, yıvışan çamuru,

Tekerlekteki kanlı kemikleri,

Ve bütün gece ışısın benim için

Mavi tilkiler ilk zamanlardaki gibi.

 

Yenisey’in aktığı geceye götürün beni

Çamların yıldızlara değdiği,

Çünkü benim kanım kurt kanı değil,

Ancak bir benzerim öldürebilir beni.

 

Belki de çılgınlığın başlangıcı bu.

Belki de senin vicdanının sesi :

Hayatın bir düğümü içinde yakalanıp

Tanındığımız,

Sonra da varolmamız için çözülen.

 

İşte akıllı ışık örümceği

Yeryüzünde olmayan kristal katedrallerde

Birbirinden ayırıyor, sonra yeniden

Bir demette topluyor kaburga kemiklerini.

 

Ve ince bir ışında bir araya gelen

Çizgi demetleri şükrediyorlar.

Bir gün toplanacaklar, güneşlikleri kalkık

Konuklar gibi toplanacaklar,

 

Hem de burada, yeryüzünde, cennette değil,

Ezgiler dolu bir evdeymiş gibi,

Yeter ki, incitmeyelim, ürkütmeyelim onları.

Ne güzel bunu görebilmek için yaşamak!

 

Bağışla beni bu söylediklerim için.

Oku bana bunları sessizce, sessizce.

 

OSIP MANDELSTAM

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çeviri : CEVAT ÇAPAN, Alıntı : SOKAK DERGİSİ, Mart 1988, Sayfa :64, 65, 66..

(‘tayfun pirselimoğlu ile serdar ışın’ın yayına hazırladığı ‘sokak dergisi’nin bu sayısını okumamı sağlayan sevgili ‘zaferimiz’e (zafer yalçınpınar) sonsuz teşekkürler.. crockett..)

SİNEMA VE ŞİİR..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“böyle bir başlık altındaki konunun birkaç yönlülüğü yazmaya girişir girişmez ortaya çıkar hemen.. çeşitli görünüşlerle çeşitli evrelerden geçmiş, köklü ve uzun şiir sanatı ile henüz yüzyılını bile bütünlememiş, her geçen gün atılımlar, değişmeler ve sınırsızlıklar içerisinde genç bir sanatın, sinema sanatının ilişkileri, yan yana ya da iç içe düşünülmeleri yeni görüngeler (perspektifler) getirir.. biz buradaki çerçeve içinde sinema ve şiir terimlerini özel herhangi bir anlayışla tanımlamaksızın genel anlamlarıyla geçerli sayarak başlıyoruz..

başlangıcından bu yana, ozanların her ülkede, her yörede sinema sanatıyla bağlantılar kurmaları, öteki sanatçılara göre daha olağan ve doğal gelmiştir.. her ozanın göğüs çekmecesinde araştırılsa birkaç taslak yatmaktadır, bulunabilir.. eldeki belgelerle sinema tarihi açısından bu olgunun gerçekleşmiş örneklerini sergilemeye ufak bir araştırma yeter.. ‘rusya’da ‘mayakovski’nin sinemayla ilgilenişi, dergisinde bu sanata özenle yer verişi, kendi şiirine oradan olanaklar ve biçimler edinmesi açık bir bilinçliliktir.. (‘l. trauberg’ ile ‘g. kozintsev’in ‘feks topluluğu’ olarak yaptıkları, ‘oktiabrina’nın serüvenleri’ (1924) filminde ise ‘mayakovski’ şiirinin öğeleri, devinim ve biçimleri gözle görünürcesinedir..) ‘türkiye’de ‘nâzım hikmet’in sinema çalışmaları önce en azından mutlu bir rastlantı, sonra bilinçlilik. ‘hikayelerin filmini yapmalı.. mesela ‘sabahattin ali’nin hikayelerini.. iki kısımlık filmler.. hikayelerden sonra şiirlerin filmlerini yapmalı’ diyor ‘nâzım hikmet.. ‘halkla en karşı karşıya sanat, bu..’ diyor sinema için..

‘fransa’da ‘jean cocteau’nun, ‘jacques prevert’in başkalarıyla ya da bir başlarına yaptıkları filmler, yazdıkları, katıldıkları senaryolar.. (‘l’eternel retour’ / ‘ebedi dönüş’ (1943), ‘la belle et la bete’ / ‘güzel ve hayvan’ (1946), ‘voyage-surprise’ (1947), ‘orphee’ (1950), ‘le testament d’orphee’ (1960), vb.) ‘gerçeküstücülük’ün sinema sanatına sağladığı, getirdiği olanaklar, çıkış noktaları, uzantılar ve simgeler.. (‘bunuel’in ‘endülüs köpeği’ (1928) – ‘s. dali’ ile – , ‘l’age d’or’ / ‘altın çağ’ (1930), ‘robinson crusoe’ (1952); ‘hitchcock’un ‘spellbound’ / ‘öldüren hatıralar’ (1945), vb.) ve her ülkede bir takım ortaklaşa denemeler ve verimli verimsiz girişimler..

şiirsel bir deyişle, bütün sokak fotoğrafçıları iyi kötü birer ozandır.. tüfekle resim, görüntü avlayanlar da öyle.. çeşitli aygıtları deneyenler, geliştirenler, sinematografı çalıştıranlar, ‘kara maria’ya kapananlar için de ozandırlar diyebiliriz.. ilkin tek makaralık şiirlerle yola çıkıldı.. ‘l. lumiere’ ve  ‘g. melies’ ve öteki öncüler bir garip tutkulu, ozansı kişilerdi; bir kusurdan giderek bir tür, bir sanat türü yaratmışlardır çünkü.. bilerek bilmeyerek, bir  ayrımı yok..

sinemadaki akımlar, dalgalar,  okullar ve görüşler bir bakıma şiir akımlarıdır..  itki şiirden gelsin gelmesin böyledir bu.. sinema başlangıçta bütün sanatların  bir bireşimi sayılırken de, ilkesi rönesans’la ortaya çıkan, son anlatım sınırını ‘barok’ resimde bulan plastik gerçekçiliğin en gelişmiş yönü’ sayılırken de şiir en çok ağırlığını duyuran olmuştur.. ilk elde görüntü kavramı sinema ile şiir sanatının birbiriyle hısımlık kurmasını sağlamaya yetiyor.. geniş bir ortak alan.. yöntemleri arasındaki yakınlıklar, her ikisinin de kendilerine özgü bir dilleri olması.. sinema her şeyden önce bir dil ise, ki öyledir de.. bunları ayakta yazarken sinema ve şiirin ayrı ayrı sanat türleri olduklarını, gereçlerinin de, ortamlarının ve işleyişlerinin de benzemezliklerini unutmuyoruz elbet.. ve özellikle sinema sanatının gitgide bağımsızlaştığını, kendi özgün havasını soluduğunu, zamanını ve yerini bulduğunu biliyoruz.. şimdi birdenbire bir optik kaydırmanın gereği yok. sinema ile şiirin ilintilerini aşarmamalı, abartmamalı öyle.. şiir öteki sanatlara hangi oranda katkıda bulunuyorsa sinemaya da benzer oranda katkıda bulunuyordur.. tabii sinema için dahi aynı durum söz konusu.. ve ozanlarca yadsınamayacağını umarak şunu da yazmalıyım : sinema şiire daha çok etkiyor bugün..

sinemanın birimi olan görüntü nasıl yalnız bir fotoğraf ise, bir başına fotoğraf olmaktan öteye başka bir anlamı yoksa; şiirin birimi olan sözcük de öyledir, onun da şiir olarak bir başına hiçbir anlamı yoktur.. (gerçi kuramsal açıdan sinemada en küçük birim çekim’dir, ama çekim şiirdeki dize’ye bir karşılıktır..) sinemada kavramlar görüntü yoluyla anlatılıyor, şiirde imge yoluyla.. kaldı ki çağdaş şiirin imgeye tanıdığı başatlık ve verdiği görev geçmişlerden daha bir belirlidir, açıktır.. yeni açılımlar, yeni uzanımlar imge yönünden gelişmektedir hep..

sinema içinde bulunduğu sanat büyük ayracının genel ya da özel gidişiyle, eğilimiyle alış-verişler yapar, gelişime katılır.. sinemanın yalnız kendi kanıyla, gereçleriyle beslenmesi varoluşuna aykırı düşer ve tıkanıp kalırdı bir yerde zaten.. tek tek örnekler (‘s. ray’, ‘o. welles’, ‘i. bergman’, ‘m. antonioni’, vb.) bir yana, alman dışavurumculuğu, fransız izlenimciliği, yeni dalgası, bu olguyu, bu çabayı seçik bir biçimde kanıtlarlar.. özellikle ‘gerçeküstücülük’ün sinemanın önemli, bir kısmına kaynaklık ettiğini, sinemaya yeni tin bilimsel ve tin çözümsel araçlar kazandırdığını görmeliyiz.. sinemanın gerçek ozanları, bu uzak ya da yakın ilişkileri sürdüre gelmiş olanlardır.. bilerek isteyerek ozan diyorum ben sinemacılara.. yani yönetmenlere.. örneğin sinema bir sanat türü olarak gerçekleşmeseydi, herhangi bir aksi rastlantıyla gelişmeseydi, bugüne dek yapıtlarını (filmlerini) vermiş bütün bu yaratıcı kişilerin büyük çoğunluğu ozan olurdu.. hiç kuşkunuz olmasın.. alıcı (kamera) yerini kaleme, görüntüler yerlerini sözcüklere ve imgeye bırakacaktı, yani şiire.. ya da hiç değilse düzyazıyı seçerler, yazı makinesinin başına otururlardı.. ‘fellini’ gibi çok sinemacının sinema olmasaydı, ozan (yazar) olacaklarını söylemiş bulunmaları bir yana, sözgelişi ‘visconti’yi kim bir romancı olmanın ötesinde düşünebilir? sözgelişi şu ‘almerayda’nın oğlu ‘j. vigo’ bir ozan değildir de nedir? ‘albert lamorisse’, ‘bunuel’, ‘godard’, ‘resnais’, ‘antonioni’, ‘truffaut’, ‘demy’, ‘dovçenko’..? buradan şuraya geliyorum.. sinema tarihinde, şimdide (ve gelecekte de böyle olacaktır) üç çeşit sinema var; sinema ve şiir görüngesinden bakarken :

a) şiir sinema,

b) şiir-düzyazı sinema,

c) ve düzyazı sinema..

sinema yapıtlarının büyük çoğunluğu düzyazı sinemadır.. anlatımını, kurallarını ve kendince dilini edinmiş bir geleneği vardır ve yeni örnekleriyle sürüp gider.. genel çizgi ve eğilim budur.. ama başyapıtlar, en güzel ürünler bu geleneğe aykırılığın izlerini taşırlar ya da büsbütün karşısına düşmüşlerdir, şiir sinemadırlar.. bir çırpıda ve kesinkes değilse bile insan kendiliğinden şu filmlerin bu ulamlara göre sınıflandırılmasını yapabilir : ‘robinson crusoe, senso, korkunç ivan, la strada, peter pançali, sessizlik, sevgilim hiroşima, potemkin zırhlısı, toprak, lâle sokağı, rashomon, jean d’arc’ın çilesi, los olvidados, altın çağ, roma açık şehir, milano mucizesi..’

şimdi yeni bir oluşumdan da söz açmak gerekiyor.. ‘pier paolo pasolini’nin şiirsel sineması ‘italya’da kuramı ve örnekleriyle yankılar uyandırmaktadır.. ‘j.- l. godard’ı da bir öncü olarak benimseyen ‘marco bellochio, bernardo bertolucci’ gibi genç yönetmenler bu yeni anlayışın filmlerini yapıyorlar.. aynı kuşaktan sayılan ‘romano scavolini, eriprando visconti, ermanno olmi, lina ventmüller, tinto brass’ gibi adların içinde ‘p. p. pasolini’ ile birlikte şiirsel sinemayı geliştiren ‘bernardo bertolucci’ ilgiyi çekiyor.. çift anlamlı bir havayı soluyan filmi başkaldırmadan öncedir.. film yapmak onun için kendi kendini bulabilmenin, kendi üzerine konuşabilmenin bir yoludur..

özgürlüğün bu biçimde sürdürülmesinde de anlaştıkları için sinema ve şiiri bundan böyle de ilişkiler içinde tasarlayacağız..”

ECE AYHAN..

‘YENİ SİNEMA’ Dergisi, Haziran 1967, sayı : 7, sayfa : 18,19..

(‘yeni sinema’ dergisinin 1967 yılı sayılarını arşivinden çıkarıp bana veren ‘zafer yalçınpınar’ kardeşimize ‘aylak adamız’ adına bir kez daha buradan da teşekkür ediyorum.. Crockett..)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘Şiirden Dergisi’nin 9. sayısı çıkıyor !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiirden Dergisi’nin 9. Sayısında;

 

Şiirden dergisinin, 9. sayısının dosya konusu geçen sayıdan devam eden “Şiir ve Hakikat”. Şiirden dergisi ülkemizde bir ilki gerçekleştiriyor. Bu sayıdan itibaren derginin dosya konuları hakkında yöneltilen soruları başka ülkelerden şairler de yanıtlayacak. Bu sayımızda Gerard Augustin, Tahar Bekri ve Jaime B. Rosa şiir ve hakikat hakkındaki görüşlerini bizimle paylaşan şairler. Şiir ve hakikat konusundaki görüşlerini bizimle paylaşan Fransız şiirinin önemli şairlerinden Gerard Augustin’i yitirmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Kendisini arka kapakta yer verdiğimiz bir şiiriyle uğurluyor, Edebiyat Dünyasından adlı bölümümüzde ise anısını yaşatıyoruz.

Metin Cengiz “Şiir Kitapları Arasında” adlı bölümde, yeni bir okumayla Asaf Halet Çelebi, Ahmet Muhip Dranas ve Hüseyin Peker şiirleri üzerinde duruyor.

Yücel Kayıran “Münkir ile Nekir Defteri” adlı bölümde edebiyat ortamımıza eleştirel bir gözle bakmayı sürdürüyor. Hilmi Yavuz: ‘Felsefe Sistemli Bir Dünya Görüşüdür’, Metin Celal ve Yıllık Envanteri (!), Ömer Erdem Kime Çürük Dişliler Diyor, Şeref Bilsel ve Hırsızlık Durumu, İkiyüzlü Sağcı Zihniyetin İfşası ara başlıklarını taşıyan bu yazılar yine çok konuşulacak.

Onur Akyıl “Şiirin Kayıp Defteri” adlı bölümde okurları genç şairlerin iyi şiirleriyle buluşturmaya devam ediyor; bu sayımızın genç şairi Büşra Kurtar.

Volkan Hacıoğlu “Uykusuz Şehrazat: Enis Batur ve Gri Divan” başlıklı yazısında, Enis Batur’un şiir serüveninden bir kesiti ele alıyor.

Hasan Efe Mehmet Sarsmaz’ın İzmir Horozu’na tutuyor merceğini.

Bu sayımızda İlhan Berk’in bir deseni ile Behçet Necatigil’in Halil İbrahim Bahar’a yazdığı 1976 tarihli bir mektuba yer veriyor ve mektupta sözü edilen Halil İbrahim Bahar’ın “Kalmayan” adlı şiirini yayımlıyoruz. Halil İbrahim Bahar’ın arşivinde yer alan mektup ve deseni yayımlanması için Şiirden’e ulaştıran Can Bahar ve Derya Aydedim’e teşekkür ediyoruz.

Edebiyat Dünyasından, Şiir Aktüel ve Kitap bölümlerimizde yer alan yazı, yorum, haber ve değerlendirmeler de ilgiyle okunacak türden.

Gelecek sayımızın soruşturma konusu, üzerinde onca durulmasına, hakkında kitaplar yazılmasına karşın şairlerin okumamak ye da anlamamakta direnç gösterdikleri “İmgenin Şiirdeki İşlevi”.

Bu sayıda şiirleriyle yer alan şairler:

Sina Akyol, Metin Cengiz, Müslim Çelik, Yusuf Alper, Mehmet Sarsmaz, Ogün Kaymak, Volkan Hacıoğlu, Erol Özyiğit, Zafer Yalçınpınar, Müesser Yeniay, Zehra Betül, İnan Ulaş Arslanboğan, Yavuz Yavuzer, Adnan Algın.

Şiirden Dergisi 9. Sayı / İçindekiler:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiirden Dergisi Künye Bilgileri:

ŞİİRDEN İki Aylık Şiir Dergisi

Ocak – Şubat 2012 Yıl: 2 /Sayı: 9 –  8 TL

Yayın Türü: Yerel süreli yayın

İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: (Şiirden Yayıncılık) Metin Cengiz

Editörler: Kenan Yücel, Volkan Hacıoğlu

Yayın kurulu: Celâl Soycan, Metin Cengiz, Yavuz Özdem, Kenan Yücel,  Volkan Hacıoğlu, Onur Akyıl, Müesser Yeniay, Kader Sevinç

Kapak Tasarımı: Cansın Bozoğlu

Kapak Fotoğrafı: Kenan Yücel

Grafik Uygulama ve İç Tasarım: Burcu Demirbaş

Baskı: Ege Reklam Basım Sanatları Tic. Ltd. Şti.

E-posta: siirdendergi@gmail.com

Telefon: 0.537. 251 29 31

Adres: Samandıra Cad. Harmanlık Sok. Özlem Ses Sitesi B Blok, No:1 Yakacık-Kartal-İstanbul

Dağıtım : Marjinal Dağıtım – 0.212.527 09 92

Abonelik : www.siirden.net –   0.537. 251 29 31

İnternetten Satış : www.siirden.net – www.ideefixe.com

Şiirden Yayınları : www.siirden.net

‘yenerek kaçılmış güzel intihardan…’

SONNET

 

Yenerek kaçılmış güzel intihardan

Şöhret közü, köpükle kan, altın, fırtına!

Ey gülmek eğer orda bir kırmızı hazırlanırsa

Uzatmaya kralsı yalnız benim yok gömütümü.

 

Ne! Bütün bu parıltıdan yırtık bir parça bile

Kalmıyor, gece yarısı şimdi, bizi kutlayan gölgede

Yalnız bir kendini beğenmiş kafa hazinesi

Dökmekte okşanmış gevşekliğini meşalesiz,

 

Seninki eğer hep zevk ise! Seninki

Evet silinmiş gökten tek alıkoyan

Birazcık çocuksu zafer, süs diye başına

 

Aydınlıkla koyduğunda onu yastıklar üstüne

Bir çocuk imparatoriçenin savaş başlığı gibi,

İçinden seni göstermek adına güllerin düştüğü.

 

STEPHANE MALLARME

Fransızcadan çeviri : AHMET SOYSAL

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÖMÜT

 

Yıldönümü – Ocak 1897

 

Öfkelendirilmiş kara kaya yuvarlasın yel onu

Durmayacak dindar eller altında

Ki yoklar benzerliğini insan acılarıyla

Sanki kutsamak için onların uğursuz bir kalıbını.

 

Burda kuğurursa hep güvercin

Zorlar bu madde-dışı yas birçok

Genç kıvrımla gelecek günlerin olgun yıldızını

Ki bir parıldamasıyla gümüşe bürünecek kalabalık.

 

Kim arar, kat ederken yalnız ve

Birazdan dışarıda sıçrayışını bizim başıboşun-

Verlaine’i ? Otlar arasında saklı, Verlaine

 

Yakalanır yalnız safça uyumdayken

Dudak içmeden ya da kurutmadan soluğunu

İftiraya uğramış bir az derin dere ölüm.

 

STEPHANE MALLARME

Fransızcadan çeviri : AHMET SOYSAL

BEYAZ KİTAP Dergisi, Sayı : 6, Haziran 1984, Dergiyi  Yayına Hazırlayanlar : TURGAY ÖZEN, AHMET SOYSAL, HAKKI MISIRLIOĞLU..

AYRILIK

Doğu yeli esiyor karşıdan

kirpiklerim tozlu

Ergin başaklar geçiyor iki yanımdan

         Sensiz

 

Bir serin denizde misin kumda mısın

Öyle mi omzunda kuruyan deniz tuzu

                         Bensiz

 

Çorak tarlada geçkin bir at çakalı    

Bir telli kavak bir zeytin bir kuş

                             Sensiz

 

Evde misin masal söyleyenin var mı

Açık mı kapılar yataklar boş mu

                          Bensiz

 

YUSUF ATILGAN

(Milliyet Sanat Dergisi, Şubat – 1980)