Archive for the ‘Anma’ Category

Semire Özenir (15 Şubat 1969 / 27 Eylül 2017)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Semire annemiz üç sene boyunca insanüstü bir irade göstererek yürüttüğü mücadeleyi 2017 sonbaharında bırakıp bizleri buralarda yapayalnız koyup gitmişti. Henüz 48 yaşındaydı ve hayata dair tek yaşadığı çalışmak, mücadele etmekti.

O sinsi hastalık vücudunda büyürken hiçbir şeyden haberi yoktu. Tam rahata erdim, torunlarımla güzel, mutlu bir hayat yaşayayım derken o lanet hastalık belirtilerini verdi. Ve sonrasında üç sene gece gündüz verilen bir savaş…

Yazacak o kadar çok şey var ki.

Ama şu anda kelimeler birbirine çelme atıyor ve düşünceler, duygular birbirine karışıyor.

Kendisi son nefesinde dahi dimdik ayakta durmak gerektiğini hepimize göstermişti. Dudağının her zaman kenarındaki gülümsemeyle veda etti bize. 

Bugün ilk kez ondan uzakta geçirdiğimiz Semire annemizin doğum günü ve artık işte o sonsuz gülümseyişine sarılıp avunuyoruz bugün.

İyi ki doğdun Semire annemiz ve iyi ki VARSIN!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Trafik

 

kentin baskısı kaldı bize

ve ışıkları trafiğin ya da kazası

 

oysa biz hep bir düş kazasında

yitirdik arkadaşlarımızı

 

karşıdan karşıya geçerken

eli bırakılan çocuklardık

 

o insan kalabalığındaki

son gülümsemesiydi annemizin

sonra hangi tarafa geçsek karşıda kaldık!

 

Zafer Ekin Karabay (1975-2002)

ALİ İSMAİL KORKMAZ Hep 19 Yaşında!

Ben Ali İsmail Korkmaz… 19 yıllık ömrüme insanlara, hayvanlara, doğaya ve hayata duyduğum o büyük sevgiyi sığdıramadım; peşinden koştuğum hayallerime bu sürede ulaşamadım. Fakat biliyorum ki arkamda benim hayatıma sığmayacak büyüklükteki sevgiyi yüreklerinde taşıyan; benim için, benim yerime hayallerimi gerçek kılacak olan dostlar, güzel insanlar bıraktım… Sanılmasın ki kendim için kendi adıma hayaller yarattım; ben, paylaştıkça mutlu olanlardandım…

Hayata sımsıkı bağlı; yüreği doğa, insan, hayvan sevgisiyle çarpan bir gençti Ali İsmail Korkmaz. 1994 yılında Antakya’da dünyaya gelen Ali İsmail, ilk öğrenimini Ekinci Nevzat Ceylan İlköğretim Okulu’nda tamamladıktan sonra Antakya Hüseyin Özbuğday Lisesi’nde orta öğrenimine başladı. Ali İsmail, daha lise öğrencisiyken “Toplum İçin Gençlik” hareketini başlatarak arkadaşlarıyla birlikte çeşitli projelere imza attı. Liseden mezun olup Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünü kazanan Ali İsmail, üniversitede birinci sınıf öğrencisiyken Eskişehir’de yapılan Gezi Direnişi eylemlerine katıldı. Bu eylemler sırasında karanlık sokaklarda pusu kuran eli sopalı kişilerin şiddetine maruz kaldı. Başına aldığı sert darbeler nedeniyle beyin kanaması geçiren Ali İsmail, 38 gün komada kaldıktan sonra 10 Temmuz 2013 tarihinde aramızdan ayrıldı. Arkasında, kısacık ömrüne ancak bir kısmını sığdırmayı başardığı hayallerini gerçekleştirmeye and içmiş bir halk bıraktı…

Ali İsmail KORKMAZ Vakfı

https://alikev.org/    

 

aliismail  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ali ismail

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAŞAR KEMAL’i sonsuzluğa uğurladık!

yaşark

 

 

 

 

 

yaşarkk

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yaşarkemalll

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ykk

 

 

 

 

 

 

 

‘Biz başka çocuklar için endişe duyan çocuklarız..’ – RACHEL CORRIE

rachel_corrie-13

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

23 yaşındayken 16 mart 2003 tarihinde israil buldozerleri tarafından filistinli  bir ailenin evinin yıkılmaması için buldozerin önüne kocaman yüreğini koyan ama insanlıktan nasibini almamış canavarlar tarafından buldozerle ezilerek katledilen barış elçisi, insan hakları eylemcisi, amerikan vatandaşı  RACHEL CORRIE’yi özlemle anıyoruz.

Crockett (Nedim)

 

rachel_corrie-1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘çoğumuz hatta aslında hiçbirimiz, bu kadar duyarlılığa ve cesarete sahip olmadık. içimizde hissettiğimiz acının peşinden gitmedik. durduk. sonuçlarına katlanamazdık çünkü. televizyondan seyretmesi daha kolaydı. gazetelerden okumak da öyle. oturduğumuz yerden bir şeyler karaladık en fazla. öfkelendik, kaleme/klavyeye davrandık… ha, şu anda ben de farklı bir şey mi yapıyorum? hayır… bu durumda seyircilerden biri miyim? evet… insan olmak, en çok böyle durumlarda acı geliyor işte. onurdan çok zulme yakın olup bu olanlara alıştığımız zaman… umursamamaya, gazetede görünce sayfa çevirip televizyonda denk gelince kanal değiştirmeye başladığımız an… orda ölenler biz olmadığımız için mi bu kadar rahatız? yoksa kanıksadığımız için mi? ölen her yerde ölüyor, giden hiçbir yerde geri gelmiyor oysa…’ – RACHEL CORRIE

 

rachel_corrie-21

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘Bize’ kimse SEN gibi sarılmadı! KAZIM KOYUNCU YAŞIYOR!

kazim koyuncu-12

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘onlar el sıkıştıklarında , bütün insanlık için parlar güneş

onlar gülümsediklerinde , küçük bir kırlangıç fırlar gür sakallarından

onlar uyuduklarında , on iki yıldız düşer boş ceplerinden

onlar öldüklerinde , onların bayrakları ve davullarıyla yokuşu tırmanır hayat’

YANNİS RİTSOS (Yunanlıların Öyküsü şiirinden.. – BÖLÜM – I )

 

kazim koyuncu-22

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SON İSTEK

 

Şiire , aşka ve ölünme inanıyorum , diyor ,

işte bu yüzden ölümsüzlüğe de inanıyorum..

Bir dize yazıyorum , dünyayı yazıyorum ; ben varım ;

dünya var..

Bir ırmak akıyor serçe parmağının ucundan..

Yedi kere bir ırmak gökyüzünün mavisi.. Yeniden

ilk gerçek oluyor bu arılık , bu benim son dileğim..

 

YANNİS RİTSOS

 

(Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin – Yannis Ritsos, Çeviri: Cevat Çapan, Can Yayınları , 2008..)

 

Büyük Usta ‘EDİP CANSEVER’i bugün ölümünün 27’nci yılında şiirleriyle ve özlemle anıyoruz…

EDİP CANSEVER-122

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BU GEMİ NE ZAMANDIR BURADA

 

Bu gemi ne zamandır burada

Çoktan boşaltmış yükünü 

Gece de olmuş, rıhtım da bomboş

Mavi suyun düşünü uyutur bir tayfa

Arkada, güvertede

Ah, neresinden baksam sessizlik gene.

 

Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneye

İçerde üç beş kişi

Yalnızlık üç beş kişi

Bir kadeh rakı söylerim kendime

Bir kadeh rakı  daha söylerim kendime

-Söyle be! ne zamandır burda bu gemi

-Denizin değil hüznün üstünde.

 

Belki yarın gidecek

Bir anı gelecek bir başka anının yerine.

 

İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.

 

EDİP CANSEVER

 

‘Sonrası kalır – 2, Bütün Şiirleri’, Sayfa 150, Nisan 2005, YKY yayınları.

 

edipcansever-38

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YERÇEKİMLİ KARANFİL

 

Biliyor musun? az az yaşıyorsun içimde

Oysaki seninle güzel olmak var

Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi

Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda

Midemdi, aklımdı şu kadarcık kalıyor.

 

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte

Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel

O başkası yok mu? bir yanındakine veriyor

Derken karanfil elden ele.

 

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle

Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil

Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk

Birleşiyoruz sessizce.

 

EDİP CANSEVER

 

‘Sonrası Kalır – 1, Bütün Şiirleri’, Sayfa103, Nisan 2005, YKY yayınları.

 

edip cansever - 12

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EDİP CANSEVER-123