Archive for the ‘Şiir’ Category

Eşdeğeriyle Yan……

cemalsureya-1 

Eşdeğeriyle Yan

Eşdeğeriyle yanyana yürürken
Cehennem sokağında birey olmak,
Ve en inceldikten sonra
İlkel sözcüklerle konuşmak seninle.

Saat beş nalburları pencerelerden
Madeni paralar gösteriyorlar,
Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,
Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.

Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

CEMAL SÜREYA

sen güldükçe……

‘..Ayakların üşüdüğünde duyduğun ürperti

Mavidir kuşkusuz

Duy derim

Gülersin

Sen güldükçe deniz çoğalır………………’

KIVILCIM VAFİ

 

DSC04743

yalnızlık..

YALNIZLIK

 

Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin
Yol olsan kimse geçmez,
Su olsan kimse içmez
El adamı ne anlar senden…

Çıkarsın bir dağ başına – yol olsan kimse geçmez –
Bir ağaç bulursun – su olsan kimse içmez –
Tellersin pullarsin
Gelin gelin eylersin
Bir de köpürmüş gelen o bulutları görürsün
Başka ne gelir elden…

 

YAŞAR KEMAL

 

zebda-6

 

BİR KEZ DAHA BU GECE , RUHUM..

dsc03521

BİR KEZ DAHA BU GECE , RUHUM..

Bir kez daha bu gece , ruhum ,
dönüp sayfalarını çevireceğiz
kitabın , lanetini yazan.

Yalnızız bir parça ışığın önünde ,
bu masanın üzerine yayılan.
Başımızın üzerinde uzanıyor , karanlık ,
kitapları geçmişin,
dünyayı ateşe veren.
Çalıyorlar ruhumuzda
çok uzun süredir
umutsuz senfonilerini.
Ayartıyorlar bizi ama sen,
lanetli ruh,
bu gece gene kana buluyorsun kendini.
Gene kendini inkar ediyorsun,
duyduğun için güldüklerini,
güldüklerini soğukça
bütün yaşama, senin olan.

Razı olmalıyız, ruhum,
asla anlamayacağız başka yaşamı.
Tiksindirip acı veriyorlar bize,
o ciltlerden, kanımıza dönüşen,
en derin düşlerimiz,
en yararsız terk özlemlerimiz.
Ve kanımızda yakıyor bizi
umutsuz kibri çocukların,
terslenip dayak yiyen.

Yaşayamayız artık
bu korkunç kaygıyla.
Çocuklar, çaresiz çocuklar,
utkuyla oyun oynayan.

ÇARESİZ İSYAN
VE EN KORKUNÇ ACI :
YARIN GENE
AYNI OLACAKSIN.

(16.09.1928)
CESARE PAVESE

SERGEY YESENİN

getattachmentaspx

Aldatmam kendimi,
Sıkıntılı yüreğimde kaygı pusulandı.
Neden adım şarlatana çıktı?…
Neden serseri diye anılıyorum?

Haydut değilim, ormanda soygunculuk etmedim.
Hapishanede yatan bahtsızları kurşuna dizmedim.
Ben sadece karşıma çıkanlara
Gülümseyen sokak çapkınıyım.

Moskovalı hovarda, kabadayının biriyim,
Bütün Tverskoy mahallesinde
Kuş gibi yürüyüşümü
Bilmeyen sokak iti yok.

Uyuz beygirlerin tümü,
Beni görünce kafa sallar.
Hayvanların en iyi dostuyum,
Şiirlerim tet tek hayvan, ruhların şifası

Silindir şapkayı başıma takarsam – kadınlar için değildir,
Anlamsız tutkulara kalbim kapalı,
İçindeki hüznü yatıştırınca… 
Kısrağıma arpanın altınını sunmak isterim.

İnsanlarla dostluk kurmadım,
Başka bir âleme adadım kendimi.
En iyi kravatımı rasgele
Sokak hoşhoşunun boynuna dolamaya hazırım.

Artık dert edinmeyeceğim kendime,
Güçlü kalbimde karanlıklar dağıldı.
Bunun için şarlatan diye anıldım,
Bu yüzden adım serseriye çıktı.

SERGEY YESENİN

Ruh hali..

“her zaman sarhos olmali. her sey bunda: tek sorun bu. omuzlarinizi ezen, sizi topraga dogru çeken zaman’in korkunc agirligini duymamak için, durmamacasina sarhos olmalisiniz.
ama neyle? sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz. ama sarhos olun.
ve bazi bazi, bir sarayin basamaklari, bir hendegin yesil otlari üzerinde, odanizin donuk yalnizligi içinde, sarhoslugunuz azalmis ya da büsbütün odanizin donuk yalnizligi içinde, sarhoslugunuz azalmis ya da büsbütün geçmis bir durumda uyanirsaniz, sorun, yele, dalgaya, yildiza, kuşa, saate sorun, her kaçan seye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her seye sorun, “saat kaç” deyin; yel, dalga, yildiz, kus, saat hemen verecektir karsiligini: “sarhos olma saatidir. zamanin inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhos olun durmamacasina!
sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz.”

Charles Baudelaire