<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AYLAK ADAMIZ &#187; Edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.aylakadamiz.com/archives/category/edebiyat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aylakadamiz.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 13:11:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>‘VAN GOGH, TOPLUMUN İNTİHAR ETTİRDİĞİ..’ &#8211; ANTONIN ARTAUD</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8681</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8681#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 12:22:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tadımlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8681</guid>
		<description><![CDATA[  &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; “çalışan bilincin sayıkladığına karar veriyorsunuz, onu diğer yandan iğrenç cinselliğinizle boğazlamaktayken.. ve işte zavallı ‘van gogh’un iffetli olduğu düzlem budur, bir meleğin ya da bir bakirenin olamayacağı kadar iffetli, çünkü asıl onlardır kışkırtan ve başlangıçta besleyen, büyük makinasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong><img class="alignleft size-large wp-image-8682" title="van gogh-12" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/van-gogh-12-402x500.jpg" alt="" width="402" height="500" /> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>“çalışan bilincin sayıkladığına karar veriyorsunuz, onu diğer yandan iğrenç cinselliğinizle boğazlamaktayken..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ve işte zavallı ‘van gogh’un iffetli olduğu düzlem budur,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>bir meleğin ya da bir bakirenin olamayacağı kadar iffetli, çünkü asıl onlardır</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>kışkırtan</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ve başlangıçta besleyen, büyük makinasını günahın..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>belki de zaten, doktor L., haksız meleklerin soyundansınız, ama lütfen rahat bırakın insanları,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>‘van gogh’un her çeşit günahtan arınmış vücudu, delilikten de arınmıştı, ki onu zaten bir tek günah getirir..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ve ben katolik günaha inanmıyorum,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ama erotik suça inanıyorum, ondan ki yeryüzünün bütün dâhileri,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>tımarhanelerin sahici delileri sakınmışlardır,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ya da o zaman sahici deli değildirler..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ve nedir sahici bir deli?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>insan onurunun yüce bir fikrine karşı davranmaktansa, toplumsal olarak anlaşıldığı anlamda deli olmayı tercih etmiş insandır..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>böylece, toplum, kurtulmak ya da kendini korumak istediği herkesi tımarhanelerinde boğazlatmıştır, bazı ulu pislikler konusunda kendisiyle suç ortaklığı yapmayı reddetmiş kişiler olarak..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>çünkü bir deli, toplumun dinlemek istememiş olduğu ve dayanılmaz gerçekler söylemesini engellemek istemiş olduğu bir insandır da..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ama, bu durumda, içeri kapatma onun tek silahı değildir, ve insanların hemfikir toplaşması, kırmak istediği iradelerin hakkından gelmek için başka yollara sahiptir..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>kır büyücülerinin küçük büyülemelerinin dışında, bütün uyarılmış bilincin dönem dönem katıldığı muazzam toplu büyüleme hareketleri vardır..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>böylece, daha yumurtası kabuğunda bir savaş, bir devrim, bir toplumsal kargaşa durumunda, birlik olmuş bilinç sorgulanıyor ve kendini sorgular.. yargısını da duyurur..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>onun, kimi yankı uyandıran bireysel durumlarla ilgili olarak da doğurtulduğu ve kendisinden çıkartıldığı olabilir..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>böylece, ‘baudelaire, edgar poe, gerard de nerval, nietzsche, kierkegaard, hölderlin, coleridge’ ile ilgili, üstünde herkesin anlaştığı büyülemeler olmuştur,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ve ‘van gogh’la ilgili de olmuştur..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>bu gündüz meydana gelebilir, ama genellikle, tercihen, gece meydana gelir..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>böylece, acayip güçler kaldırılıp getirilmektedir yıldızlı gökyüzüne, kişilerin çoğunun kötü tininin zehirli saldırganlığının, bütün insan soluk alışı üstünden, oluşturduğu şu bir çeşit karanlık kubbeye..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>böylece, yeryüzünde çırpınmış ender açıkgörür iyi niyetler, gündüzün ve gecenin bazı saatlerinde, kendilerini sahici ve uyanık bazı kabus durumlarının dibinde görürler, çevreleri, yakında törelerde açıkça belirdiği görülecek bir çeşit yurttaşlık büyüsünün müthiş emmesiyle, müthiş dokunaçlı baskısıyla sarılmış..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>bir yandan cinselliği, diğer yandan da, zaten, kilise ayinini, ya da başka ruhsal ayinleri, temel ya da dayanak noktası olarak elinde bulunduran bu oybirlikli pisliğin karşısında, motif üstünde bir manzara resmetmek için on iki mum bağlı bir şapkayla geceleyin dolaşmakta sayıklama yoktur;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>çünkü nasıl yapacaktı zavallı ‘van gogh’, kendini aydınlatmak için? geçen gün dostumuz, oyuncu ‘roger blin’in, haklı olarak belirttiği gibi..</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>pişmiş el ise, sadece ve sadece kahramanlıktır, kesilmiş kulak, dolaysız mantık,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>ve tekrarlıyorum,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>kötü niyetini amacına ulaştırmak için</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>gece gündüz, ve gitgide daha çok, yenilmez olanı yiyen bir dünyaya</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>bu noktada</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffcc00; font-size: large;"><strong>çenesini kapamak düşer..”</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>POST-SCRIPTUM</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>“van gogh özel bir sayıklama durumundan dolayı ölmemiştir,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ama başlangıcından beri bu insanlığın haksız tininin çevresinde çırpındığı bir sorunun bedensel olarak zemini olmaktan dolayı ölmüştür..</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>tenin tine, ya da bedenin tene, ya da tinin her ikisine üstünlüğü sorununun..</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ve nerededir bu sayıklamada insan benliğinin yeri?</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>‘van gogh’ kendisininkini bütün hayatı boyunca garip bir enerji ve kararlılıkla aramıştır,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ve bir çılgınlık an’ında, ona varmamanın büyük korkusunda intihar etmemiştir,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ama tersine, ona tam varmıştı ve ne olduğunu, kim olduğunu tam bulmuştu ki toplumun genel bilinci, kendisinden kopmuş olduğundan dolayı onu cezalandırmak için,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>onu intihar etti..</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ve ‘van gogh’la da her zaman olduğu gibi oldu, bir seks partisi, bir kilise ayini , bir tövbe duası, ya da başka bir kutsama, sahibiolma, dişi ya da erkek cinlere karışma ayini esnasında..</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>böylelikle onun bedenine girdi,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>bu tövbe edip bağışlanmış,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>kutsanmış,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>kutlu kılınmış</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ve cinlere karışmış</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>toplum,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ondan yeni almış olduğu doğaüstü bilinci sildi, ve, iç ağacının tellerinde bir siyah kargalar taşkını gibi,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ani bir düzey değişikliğiyle onu su altında bıraktı,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ve, onun yerini alarak,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>onu öldürdü..</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>çünkü modern insanın anatomik mantığıdır, hep sadece cinlere karışmış olarak yaşayabilmiş ve yaşadığını düşünebilmiş olmak..”</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff;"><em><span style="font-size: x-large;"><strong>ANTONIN ARTAUD..</strong></span></em></span></p>
<p><span style="color: #00ccff;"><em><span style="font-size: large;">‘VAN GOGH, TOPLUMUN İNTİHAR ETTİRDİĞİ..’ , ANTONIN ARTAUD, Çeviri : AHMET SOYSAL, NİSAN Yayınları, Eylül 1991, 62 Sayfa..</span></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #00ccff;"><em><span style="font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8683" title="van gogh -antonin artaud" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/van-gogh-antonin-artaud.jpg" alt="" width="200" height="288" /> </span></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8681/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“ALDIRMA NİLGÜN MARMARA”</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8670</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8670#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 17:56:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tadımlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8670</guid>
		<description><![CDATA[  &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; uç’talık! uç’talık’mı?   evet, ‘uç’talık’; ‘marjinallik’in türkçesidir.. ‘nilgün marmara’, başka (güzelim ve canım) insan – insan boyutları bir yana; ‘uç’ta olmuş olmasıyla, hatta yaşamın ve yaşamının en uc’unda bulunmuş olmakla sanırım biraz kendi kendini açıklayabilir.. (ben belki de ‘caz çağı’na bayıldığı için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-8671" title="nilgun marmara - 28" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/nilgun-marmara-28.jpg" alt="" width="499" height="362" /></strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>uç’talık!</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>uç’talık’mı?</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>evet, ‘uç’talık’; ‘marjinallik’in türkçesidir..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘nilgün marmara’, başka (güzelim ve canım) insan – insan boyutları bir yana; ‘uç’ta olmuş olmasıyla, hatta yaşamın ve yaşamının en uc’unda bulunmuş olmakla sanırım biraz kendi kendini açıklayabilir.. (ben belki de ‘caz çağı’na bayıldığı için ve işte bu yüzden kendisine ‘zelda’ diyordum..)</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘nilgün marmara’, gördüğüm ve bildiğim kadarıyla yakın ve uzak çevresinden ayrı, ayrılmış olarak sınırda, garip bir sınırda bulunur ve şiirde sahiden sınır çarpışmaları yapıyordur.. ‘demir maske’ çıkmaz! ama kurcalamak ve deşmek bence ancak buralarda ve buralardan yapılabilir yapılacaksa.. başka yerde pek açık olamaz!</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘marjinallik’ üzerine, ‘uç’ta bir dergi ve giderek topluluk olan ya da oluşturan ‘beyaz’ın 12. son sayısında, ‘marjinal bir insan  olarak ‘fikret ürgüp’ yazısında, bam teli olarak, şunları yazmışım :</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘oysa ve bence ve temelde ‘marjinallik’, herhalde, her türlü toplumsal cendere’nin ya da çember’in olabildiğince ve gerçekten de en ‘uc’unda, (bir ‘uçbeyi’ gibi kalarak) insanın kendi işlediği iş’e karınca kararınca bir katkı’da bulunması anlamına da alınmalı.. asıl böyle alınmalıdır..’</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘nilgün marmara’, evet, sözcüğün benim tasarladığım anlamlarında da, sözlüklerdeki anlamlarında da hem şiirleri, hem varlığıyla ‘marjinal bir insan’dır..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>(beyaz dergisinin sözünü ettiğim aynı sayısında ‘nilgün marmara’nın 2 ilginç ve güzel şiiri var.. çarpıcı ve çok değişiktir.. ‘vahşet koşusu’ ve ‘beden’.. tarihten üç ay önce de şiir atı dergisine ilk kez 2 şiiri çıkmıştır..)</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘nilgün marmara’ ve kocası ‘kağan önal’ı, 1982 nisanında bodrum’un  iki koylu, ‘sarı yazlar’lı gümüşlük köyünde, iskele’de tanımıştım.. 22 nisan..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘nilgün marmara’ o zaman 23-24 yaşlarında ‘boğaziçi üniversitesi ingiliz filolojisi’nde son sınıftaydı.. ‘kağan önal’ ise, ‘age’ kemal yalgın, hüseyin erişen.. gibi istanbul teknik üniversitesi’nde endüstri mühendisliği son sınıf arkadaşlarıyla birlikte, -denizi karşınıza alırsanız, soldaki kumsalın en sonundaki ‘sisyphos’ adlı bir pansiyonu sabahlara kadar cin içerek, müzik çalarak ve şiirler okuyarak öğrenci havasında işletiyordur.. (galiba bir güncemde ‘şiir ve cin içki – adamları’ demiştim..) hemen hemen hepsi de uzun boyluydular..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>benim gümüşlük’te yazdığım defterler bir bakıma onlarla (ve bu arada) yeşim arıkut’la, lale müldür’le, patrick’le, boşnak ali’yle, sarışın süleyman’la, hades’çi selçuk’la,, balerin şûle’yle, hakan sayis’le, dr. erkan’la, çağatay önal’la, necla coşkun’la.. vs.yle doldur..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>kısacası, iki yıla yakın bir zaman oturmak zorunda kaldığım gümüşlük benim için belirli bir açıdan bir çeşit ‘milat’, bir başlangıç olmuştur.. ‘nilgün marmara’yı (ve de seyhan sacide hanım’ı) orada tanımıştım çünkü!..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>şu kadar yıllık (şimdi 10-11 yılı buldu) bir ‘kötülük dayanışması’ koşullarındaki istanbul’a 1984 yazında kesin olarak geldiğimde ya da ayak bastığımda kızıltoprak’ta, tam istasyonun karşısındaki o evde, ‘nilgün marmara’larda kalacaktım..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>ve ekliyorum, ekleyeceğim :</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘nilgün marmara’nın annesi, babası ve ablası da, kendisi gibi, gerçekten de hem içerik, hem öz ve hem de biçim olarak güzel, yakışıklı ve ince insanlardır..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>bende ‘nilgün marmara’dan dolu dolu anılar var elbet, kaldı.. ama nedense aşağı yukarı hepsi de üzünçlü ve ilginç :</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>bir gece.. ‘mehmet günsür’, çerkesköy’de yedek subaylık yapıyor.. ‘kağan önal’ da libya’da mısır yakınlarında küçük bir körfezde endüstri mühendisi olarak çalışıyor.. ressam ‘saba melikesi emel’in evinde (zelda fitzgerald olarak) ‘nilgün marmara, cihat burak ve cemal süreya’nın başlarına toz şeker dökmüştür!..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘nilgün marmara’, geçen yıl topkapı’da sur içinde bir şoförle ayıcı bir çingen arasında çıkan tartışmayı bana anlatıyor.. çingene otobüse ayısıyla binmek ister, şoför de almaz onları, çingene direnir, ağız kavgası olur, çünkü çingene sabahleyin evdeki ‘köroğlu’na bir şey  bırakamamıştır, ekmek parasını çıkarmak üzere ne pahasına olursa olsun sultanahmet’e gidecektir! ‘taksi tutamam ya!’ diyormuş.. ‘nilgün marmara’ hemen çingene’nin, hızmalı kahverengi güzel ayının ve görmediği köroğlu’nun yanında olmuştur!</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>bir de rastlantı var, oldu :</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>şimdi, ‘cemal süreya’ ile birlikte ‘gergedan’da ‘çıkmalar’ı yazıyoruz.. ekimde başlayacaktı, kasıma kaldı.. ‘çıkmalar’ sözcüğünün ingilizcesi ‘marginalia’dır, ‘derkenarlar’ yani benim kullanışımla ‘marjinallikler’! işte o ‘marjinallikler’ çerçevesinde ‘nilgün marmara’nın adı geçiyor..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>evet, aldırmayacaksın ‘nilgün marmara’, gerekirse ölüme de! (1987)</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: x-large;"><strong>ECE AYHAN..</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff;"><em><span style="font-size: large;">‘ŞİİRİN BİR ALTIN ÇAĞI.. (Yazılar, söyleşiler..) DİPYAZILARI..’, ECE AYHAN, YKY Yayınları, Nisan 1993, 286 Sayfa..</span></em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8670/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘AŞK ve İSYAN..’ &#8211; KENNETH REXROTH</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8587</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8587#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 18:37:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tadımlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar : 'Crockett']]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8587</guid>
		<description><![CDATA[PARİS KOMÜNÜ’NDEN KRONSTAD AYAKLANMASI’NA   Hatırla bundan önce başkalarının da olduğunu: Şimdi istenmeyen saatler dikelirken Ve güneş yükselirken kıpkırmızı bilinmeyen köşelerde Ve burçlar yer değiştirirken, Ve bulutsuz gök gürültüsü silerken sabahın izlerini Ve ay ışığı lekelenince ve kızınca yıldızlar. Kokuşmuş olsa da hava, askere alınan babalar, Ölü yüzlerinizin kara kabartılarıyla; İnsanlar fabrikalardan çıkıp işsiz güçsüz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>PARİS KOMÜNÜ’NDEN KRONSTAD AYAKLANMASI’NA</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Hatırla bundan önce başkalarının da olduğunu:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Şimdi istenmeyen saatler dikelirken</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve güneş yükselirken kıpkırmızı bilinmeyen köşelerde</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve burçlar yer değiştirirken,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve bulutsuz gök gürültüsü silerken sabahın izlerini</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve ay ışığı lekelenince ve kızınca yıldızlar.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Kokuşmuş olsa da hava, askere alınan babalar,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ölü yüzlerinizin kara kabartılarıyla;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>İnsanlar fabrikalardan çıkıp işsiz güçsüz dolanıyorsa,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Hem türbinler hem eller donmuşsa;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve hava açıyorsa sonunda bacaların üstünde;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Şilteler perde niyetine gerilmişse pencerelere</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve her saat hırlaması duyuluyorsa infilakların;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Gene de kalkar biri tek başına, seslenir:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>‘o pek çok olandan biriyim, duydum</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Buyruklar savuran seslerin yükseldiği havada;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Parlayıp meşalelere döndüğünü gördüm gövdelerin;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Gördüm öldü hayvan ve genç kız hava baskınında;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Duydum parolaların söylendiğini kör geçitlerde;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Kanın akışını hızlandırdığını duydum nefretin ve</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Korkunun çöreklendiğini sinir uçlarına.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Tanıyorum o son ağır leş kurdunu;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve tuza düşürülmüş kısırlık baş dönmesini.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Yol aldım başım öne eğik ve isteksiz</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Sarsılan yollar boyunca sıkışık yürüyüş kollarında.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Böyle asılı kalmaya devam edecek miyiz gergin göbek bağlarında</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Bozuk sonlara, kokuşuncaya değin;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Karga ve kerkenez kırana dek kafataslarımızı</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve karıncalar üşüşünceye dek organlarımıza,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Saksağanlar toplayana dek dişlerimizi?’</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Bir kahraman olarak ayaklanacaklar, sayısız olacaklar,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Sonunda kimse üstün gelemeyecek onlara.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>‘Ben pek çoktan biriyim’ diyecekler giderlerken</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ellerinde bir şey olmayacak tarihten başka.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Köprülerde ölecekler, köprü kapılarında, açılan köprülerde.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Hatırla daha önce başkalarının da olduğunu,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Sığlıklar ve köprü başları mezarlıklarla dolu.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Çiçekli çocuklar olacak orada,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve kuzular ve altın gözlü aslanlar olacak,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ve gelecekte hatırlayacak insanlar olacak orada.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>KENNETH REXROTH</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8589" title="kennethrexroth-20" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/kennethrexroth-20.jpg" alt="" width="200" height="229" /> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>KAN VE KUM</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Şımartılmış bir sevgili varsa,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>O da sendin, Garcia Lorca.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Üç kıtanın heyecanı,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Sendin o, Garcia Lorca.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Her yere yemeğe davet ediliyordun.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Bir harikaydın, Federico.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Neler geçiyordu içinden, Federico,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Dwight Fiske yerini mi alıyordu Orestes’in?</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Herkes boca ediyordu sevgisini tepeden aşağı,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>O hasta sevgiler, Federico,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Çelenklerinde delik deşik eden bir kurt barındıran.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Kızgın İspanya sana çıplak göbeğini gösterdi.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Sense kapkara karın boşluğunu gördün</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Çökük, ıvır ıvır kurt kaynayan. Orada aşk yoktu.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Aşk yok. Bir konser programı hazırladın</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Acının anlamdaşlarıyla,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Lut’un karısının sevgililerinin</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Korkunç paralayıcı acısıyla</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Sen kendi sezaryenli çocuğunu doğuruyordun</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Her gün ve kara taşlar.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Seni hep gebe bıraktılar, Federico,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Tutkusuzluklarının kimyalarıyla,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Çirkin, yiyip yutan spermleriyle</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Cerahatli, eriten kanlarıyla.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Sen canavarı gözledin, Federico,</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Yeats’in çölde sürünür gördüğü hani.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Hiç gözünü ayırmadın ondan.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>O da senden ayırmadı gözünü, Garcia Lorca.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Sonra bir gün kalkıp yürüdü. Bir daha</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Sana hiç aldırmadı Federico.</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>KENNETH REXROTH</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><em><span style="color: #ccffff; font-size: large;">‘AŞK ve İSYAN..’, KENNETH REXROTH, Çeviri : GÜVEN TURAN, İYİ ŞEYLER YAYINCILIK, Aralık 1991, 24 Sayfa..</span></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8590" title="kennethrexroth-12" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/kennethrexroth-121.jpg" alt="" width="389" height="450" /> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: large;"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>KENNETH REXROTH (1905-1982)  kimdir :</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>‘çağdaş amerikan şiirinin her zaman gündeş kalmayı sürdürmüş şairidir.. adı, öncüler arasında anılmasa da 20’li yıllardan başlayarak amerikan şiirinin geçirdiği ingiliz yazınına bağımlılıktan çıkıp çok kültürlü bir derinlik kazanmasında etkin olmuştur. şiirleriyle olduğu kadar çin, japon, eski yunan, latin, fransız ozanlarından yaptığı çeviriler ile de tanınmaktadır..</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>rexroth, sözcüğün en felsefi tanımıyla ‘politik’ bir şairdir.. bir partinin, bir ideolojinin bağımlısı olmaksızın ‘partizan’ bir şairdir.. önceleri belirgin olan ‘felsefi anarşistliği’ giderek yerini daha öznel bir dünya görüşüne bırakmıştır.. güncelliği yakalayışındaki yalınlığın estetiği rexroth’un şiirinin en belirgin özelliğidir.. özellikle 50’li yıllardan başlayarak, amerika’daki bütün öncü akımların ‘gurusu’ olan rexroth henüz ne amerika’da, ne dünyada hak ettiği yeri alabilmiştir.. bunda kuşkusuz rexroth’un yaşlılığında bile başkaldıran, bağımsız, kurumlaşmaya olan kişiliğinin etkisi vardır..’ (kitaptan alınmıştır..)</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><img class="alignleft size-large wp-image-8591" title="kennethrexroth-18" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/kennethrexroth-18-272x500.jpg" alt="" width="272" height="500" /> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>(kitaplığımdaki binlerce kitabın arasında öyle ilginç dizayn edilmiş kitaplar vardır ki ne kadar ilginç olurlarsa olsun gördüğüm hiçbir kitap şaşırtmazdı beni.. hatta bir gün kitapçının birinde ön kapağında sadece ‘ayna’ olan bir kitap görmüştüm, içimden ‘ne etkileyici bre’ deyip dalga geçerek elime bile almadan geçip gitmiştim yanından.. oysa o kitabı gören herkes uzun bir ‘aaaaaaaaaa!’ çekip kitabı alıp mıncıklıyordu.. satışa yönelik bu tür dizaynlar hep etkili olur zaten.. kitabı alıp okumasalar bile karşısına geçip saçlarını tarayıp, makyajlarını, ya da sakal tıraşlarını yapabilirler örneğin.. komik mi, dalga mı geçiyorum.. yok, kesinlikle öyle bir niyetim yok.. nasıl olsa okumayacakları ya da birkaç sayfasını çevirip atacakları o kitap bari o işe yarayabilir.. bu aynalı kapak gibi işte yıllar önce mesela ant yayıncılıktan çıkmış kapağında üç tane kurşun deliği olan bir kitap görmüştüm.. o da gayet etkileyici kapağı olan bir kitaptı bence..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>geçenlerde ‘zaferimin’ bir sahaftan aldığı kitapları beraber incelerken, bir zamanlar güzel şiir kitaplarının çıktığı ve genel yayın yönetmenliğini cevat çapan’ın yaptığı ‘iyi şeyler yayıncılık’ tarafından yayınlanmış olan ‘kenneth rexroth’un ‘aşk ve isyan’ (çeviri : güven turan..) adlı şiir kitabını elime aldım.. daha önce birkaç yerde şiirlerini okuduğum ‘kenneth rexroth’un bu kitabı beni oldukça heyecanlandırmıştı.. şiirlerine daldım hemen.. çok ufak harflerle basılmış olduğundan bir süre sonra gözlerim yoruldu ve kitabı kapattım.. kapatır kapatmaz da ön kapakta şairin isminin ve kitabın isminin bir yara bandına yazıldığını fark ettim.. evet evet bir yara bandı.. üzerinde delikleri olan gerçek bir yara bandı.. elinizle sökebilirsiniz isterseniz.. esas sürpriz ise yara bandının nereye yapıştığıydı.. kitabı tam olarak açıp kapak tarafını incelediğinizde görüyordunuz ki kitap kapağı insan derisi olarak tasarlanmış ve insan vücudunun göğüs kısmı kapağın tamamına alınmış.. bu göğüs kısmı sanki jiletle ya da kesici bir aletle defalarca kesilmiş gibi dizayn edilmiş.. arka planda alt kapağın kırmızılığı sanki kan gibi görünürken bu yaralardan birinin üzerine gerçek yara bandı yapıştırılmış ve yazar ile kitabın ismi oraya basılmış.. bu etkileyici tasarımı sanırım ‘tibet sanlıman’ yapmış, kapaktaki fotoğraf ise ‘azmi dölen’e ait.. ikisini buradan tebrik edip, teşekkürlerimi sunuyorum.. bu etkileyici tasarımla birlikte kitabın tek handikabı çok ufak puntolarla basılmış olması.. rahat bir okuma olanağı sağlamadığı gibi gözleri de hemen yoruyor.. ama yine de gerçekten hayatım boyunca gördüğüm en etkileyici kapaktı bu.. her elime alışımda sanki ilk defa görüyormuşçasına yine inceliyorum kapağı..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>ha bu arada sakın bu da ticari bir düşünceyle hazırlanmış bir kitap deyip içindeki muhteşem şiirleri es geçmeyin.. ‘kenneth rexroth’ gerçekten etkileyici ve politik bir şair.. kitabın adı gibi ‘aşk ve isyan’ın yanı sıra her bir dizeden ‘paris komününden, kronştad’a, ‘ispanya’daki yaşanan acılardan, dünyanın dört bir yanındaki ayaklanmalara kadar izler bulunuyor.. acı, sevinç, ihanet, direniş ruhu, aşk gibi birçok insani ve bazen de kötü, duygu ve olayların anlatıldığı ‘rexroth’un şiirlerinin her birini tekrar tekrar okuyacağınıza eminim.. tabi bu kitabı bulabilirseniz çünkü yeniden basımının yapılıp yapılmadığını bilmiyorum.. bulursanız eğer çok şanslı birisi olduğunuza inanın.. gülüşlünüzle kalın.. Crockett..)</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8587/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘.. tıpkı iyileşmiş bir yaranın altında aranan bir kurşun gibi çok derinlerde aranması gereken bir hikâyedir bu, çünkü unutmak, olayların üstünde kabuk bağlayarak onları görmemizi engelleyen hatta nerede olduklarını bile unutturan canlı bir et parçası gibidir..’ &#8211; BARBEY D’AUREVILLY</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8565</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8565#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 17:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Tadımlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8565</guid>
		<description><![CDATA[‘öyle tutkular vardır ki durumun nazikliğiyle daha da alevlenirler ve yarattıkları bu tehlike olmadan var olamazlar… bir dönemin olabileceği en tutku dolu bir yüzyıl olan XVI. yüzyılda en fevkalade aşk nedeni, aşkın içinde bulunduğu tehlikenin ta kendisiydi.. bir metresin koynundan çıkarken hançerlenme tehlikesiyle burun buruna geliyordunuz; ya da koca, karısının o öptüğünüz ve üstünde akla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff9900; font-size: large;"><strong>‘öyle tutkular vardır ki durumun nazikliğiyle daha da alevlenirler ve yarattıkları bu tehlike olmadan var olamazlar… bir dönemin olabileceği en tutku dolu bir yüzyıl olan XVI. yüzyılda en fevkalade aşk nedeni, aşkın içinde bulunduğu tehlikenin ta kendisiydi.. bir metresin koynundan çıkarken hançerlenme tehlikesiyle burun buruna geliyordunuz; ya da koca, karısının o öptüğünüz ve üstünde akla gelecek her türlü saçmalığı yaptığınız manşonuyla (eldiven benzeri aksesuar) zehirliyordu sizi; ve bu dur durak bilmeyen tehlike, aşkınızı yıldırmak şöyle dursun, onu kızıştırıyor, alevlendiriyor ve dayanılmaz hale getiriyordu.. tutkuların yerini yasaların aldığı şu can sıkıcı modern yaşam biçimimizde yasada kabaca tanımlandığı gibi, ‘metresini evlilik hanesine sokmakla’ suçlanan kocaya uygulanan yasa hükmü oldukça rezil bir tehlikedir ama soylu ruhlar için sırf rezilce olduğu içindir ki, bu tehlike bir o kadar da yücedir; kendini bu tehlikeye atmakla belki de savigny, güçlü ruhları gerçekten sarhoş eden o tedirgin şehvete ulaşmaktaydı..’</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff9900; font-size: large;"><strong>‘evet.. ister inanın ister inanmayın, azizim, emin olduğum bir cinayetle lekelenen bu mutluluktaki saflığın bir gün, bir dakika bile solduğunu demeyeyim ama, gölgelendiğini görmedim.. mutluluklarının uçucu maviliğinde, kana bulanmak yürekliliğini gösteremeyen alçakça bir cinayetin çamurlu izlerini bir kez bile fark etmedim.. o hoş, cezalandırılan kötülük ve ödüllendirilen erdem ilkesini icat eden dünyanın tüm ahlakçılarını tepetaklak edecek bir şey bu, değil mi.. öylece terk edilmiş ve yapayalnızdılar, sadece benimle görüşüyorlardı ve gide gele, neredeyse bir dost olmuş bir hekimden fazla rahatsız olmadıklarından, kendilerini denetlemeyi bir yana bırakmışlardı.. beni unutuyorlar ve yanı başımda hayatımın hiçbir anısıyla kıyaslayamayacağım bir tutkunun sarhoşluğu içinde yaşıyorlardı, anlıyor musunuz.. demin siz de tanık oldunuz; şuradan geçtiler de beni fark etmediler bile, üstelik burunlarının dibindeydim.. hayatımın onlarla birlikte olduğum dönemlerinde de bundan fazla fark etmemişlerdi beni.. nazik, sevecen ama çoğu zaman mesafeli, bana karşı tutumları böyleydi işte, öyle ki onların inanılmaz mutluluklarını inceden inceye inceleyeceğim ve kendi araştırmalarım için, bir kum tanesi kadar bile olsa bir bezginlik, bir acı, haydi daha büyük konuşayım, bir vicdan azabı kırıntısı yakalayacağım diye tutturmasam, savigny’ye dönmezdim hiç.. ama yok, yok.. aşk onlardaki her şeyi, sizlerin dediği gibi ahlak ve vicdan duygusunu alıyor, her şeyi dolduruyor, her şeyi tıkıyordu; vicdan da söz ederken, şunları söyleyen eski dostum broussais’nin şakasındaki ciddiyeti ben bu bahtiyarlara bakarken anlamışımdır : ‘otuz yıl var ki didik didik ediyorum onu ama hâlâ bu küçük hayvanın tek kulağını bile bulmuş değilim..’</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff9900; font-size: large;"><strong>koca şeytan doktor torty, düşüncelerini okurmuşçasına, ‘bu söylediğim bir sav.. gerçekliğine inandığım ve broussais gibi vicdanı açıkça reddeden bir öğretinin kanıtı olarak düşünmeyin..’ diye devam etti.. ‘burada bir sav yok.. görüşlerinizi sarsmak iddiasında değilim.. beni de sizin kadar şaşırtan olaylar var sadece.. sürekli bir mutluluk, gitgide büyüyen ve asla çatlamayan bir sabun köpüğü vakası var karşımızda.. sürekli bir mutluluk zaten şaşırtıcı bir şeydir; ama suçlulukta yaşanan bu mutluluk insanı afallatıyor ve yirmi yıl oldu afallamam hâlâ geçmedi.. yaşlı doktor, yaşlı gözlemci, yaşlı ahlakçı (gülümsediğimi görünce ekledi) ya da ahlaksız, yıllardır tanık olduğu manzaradan şaşkına dönmüştür ve bunu size tek tek anlatamaz çünkü sakız gibi söylenip duran şu beylik söz ne kadar doğrudur.. mutluluk anlatılamaz.. tarif edilemez.. nasıl damarlarda dolaşan kanın resmi yapılamazsa, mutluluğun da, yaşama daha yüce bir yaşamın doluşunun da resmi yapılamaz.. atardamarların her atışında kanın dolaştığını hissederiz, demin gördüğünüz şu ikilinin mutluluğunu, nabzını nice zamandır tuttuğum o anlaşılmaz mutluluğu işte ben de böyle hissettim..’</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff9900;"><span style="font-size: x-large;"><strong>&#8216;JULES-AMÉDÉÉ BARBEY D’AUREVILLY&#8217;</strong></span></span></p>
<p><em><span style="color: #ff9900; font-size: large;">‘SUÇTA MUTLULUK..’ , JULES-AMÉDÉÉ BARBEY D’AUREVILLY, Çeviri : AYSEL BORA, METİS Yayınları, Ekim 1992, 160 sayfa..</span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em><span style="color: #ff9900; font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8566" title="sucta mutluluk-18" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/sucta-mutluluk-18.jpg" alt="" width="280" height="400" /> </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8565/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FURUĞ FERRUHZAD..</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8544</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8544#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 19:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tadımlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8544</guid>
		<description><![CDATA[  &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; “furuğ ferruhzad’ın ismine ilk kez yıllar önce sevgili onat kutlar ustamızın bir yazısında rastlamıştım.. araştırdım, sağda solda bir iki şiirini buldum ve çok etkilendim.. ancak kitaplarına bir türlü ulaşamadım.. sonra bir gün ‘furuğ ferruhzad’ın ismiyle tekrar ‘abbas kiarostami’nin ‘the wind will carry us’ (rüzgar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-8546" title="furug ferruhzad-12" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-ferruhzad-12.jpg" alt="" width="450" height="305" /> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>“furuğ ferruhzad’ın ismine ilk kez yıllar önce sevgili onat kutlar ustamızın bir yazısında rastlamıştım.. araştırdım, sağda solda bir iki şiirini buldum ve çok etkilendim.. ancak kitaplarına bir türlü ulaşamadım..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>sonra bir gün ‘furuğ ferruhzad’ın ismiyle tekrar ‘abbas kiarostami’nin ‘the wind will carry us’ (rüzgar bizi sürükleyecek) adlı filminde karşılaşınca onun kitaplarına ulaşmanın artık şart olduğuna karar verdim..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>türkçe’ye çevrilmiş kitaplarını büyük çaba sarf ederek buldum ve okudum..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>son olarak da ‘furuğ’un elimde olmayan iki kitabını sevgili ‘zaferimiz’ yüce gönüllüğüyle seçkin kitaplığından çekip verince elimde toplam altı kitabı olmuş oldu ve sanırım türkçe’ye çevrilmiş tüm kitaplarını okumuş oldum..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>bu kitaplar genelde çeşitli çevirmenlerin ‘furuğ’un kitaplarından derledikleri şiirlerinden oluşan kitaplar.. umarım bir gün tüm külliyatı da dilimize kazandırılır..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘furuğ’u, türkçe’ye ilk kazandırmaya çalışan onunla aynı sene doğan ve yine onun gibi erkenden kaybettiğimiz sevgili ‘onat kutlar’ ustamızdır.. çok sevdiği arkadaşı ‘celal hosrovşahi’yle birlikte ‘furuğ’un şiirlerini çevirmek için büyük emek sarf etmişlerdir..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘furuğ ferruhzad’ 33 yıllık kısa yaşamına dört şiir kitabı sığdırmış, sinema ve tiyatro alanında da çalışmalar yapmıştır.. 30 yaşına geldiğinde iran şiirini derinden etkilemiş ve unutulmazları arasına girmiştir.. 1952 yılında tutsak (esîr), 1957 yılında duvar (dîvar), 1959 yılında isyan (isyân) , 1964 yılında ise yeniden doğuş (tevelludî diger) adlı şiir kitapları yayınlanmıştır.. ‘furuğ ferruhzad’ın 33 yıllık kısa yaşamı en verimli çağında trajik bir trafik kazasıyla sona ermiştir..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>istanbul günlerdir kar altında.. aslında bu toprakların doğusunda lafı bile edilmeyecek kadar az olan bu kar yağışı istanbul’da nedense hep bir felaketmiş gibi algılanır.. ben de bu kar taarruzu (!) altında yaklaşık altı gündür evde mecburi hapis hayatı yaşıyorum.. ihmal ettiğimiz grip başımıza iş açmaya ve ciğerlere inmeye başlayınca mecburen evde tedavimizi yapmaya başladık.. bu süreçte kendimi yormadan evin iki odasına yayılmış olan binlerce kitabı elden geçirmeye, yeni bir düzenleme yapmaya çalıştım fakat elime aldığım her kitabı en az on, yirmi dakika kurcalayıp oyalanınca bizim düzenleme işi kaplumbağa hızıyla devam etti.. aynı zamanda dün gece evde hasta halimle yalnızdım.. babam ufak bir operasyon geçireceği için hastaneye yatmıştı, annem de yanındaydı.. hasta halimle evin sessizliği içinde yapayalnız kalınca hüzün çığ gibi üstüme düştü.. hasta vücudum yorgun düştü kitaplarla uğraşmaktan, gidip cam kenarına oturup, perdeleri açtım..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>sokak lambalarının ışığında yağan tipinin güzelliğini görünce birden aklıma ‘furuğ’un ‘yalnızlığın hüznü’ şiiri geldi..  koştum kitaplıktan ‘furuğ’un ‘yky’den çıkan ve ‘cavit mukaddes’in mükemmel çevirisiyle dilimize kazandırılan ‘sadece ses kalıcıdır’ kitabını açtım ve ‘yalnızlığın hüznü’ şiirini okumaya başladım arkada ‘natacha atlas’ın hüzünlü sesiyle : ‘camın arkasında kar yağıyor / camın arkasında kar yağıyor / bir el, yüreğimin sessizliğine / hüzün tohumları ekiyor..’</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>içim ‘furuğ’un hüzünlü dizeleriyle doldu taştı.. tüm kitaplarını elimin altına aldım sabaha kadar okudum ve okumamın sonunda ‘furuğ’un elimdeki tüm kitaplarından şiirler paylaşmak istedim aylaklarla..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>‘furuğ ferruhzad’ı es geçmeyin, onun dünyasını keşfetmenizi ve bulabileceğiniz tüm kitaplarını edinmenizi öneririm.. ‘furuğ’, iran’ın bereketli topraklarının bizlere armağan ettiği en önemli şairdir bence..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff;"><span style="font-size: large;"><strong>şiirle ve ‘furuğ’la kalın..”</strong></span><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: x-large;"><strong>Crockett..</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: x-large;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-8547" title="furug ferruhzad-18" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-ferruhzad-18.jpg" alt="" width="324" height="450" /> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: large;"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>GECENİN SOĞUK CADDELERİNDE</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Pişman değilim</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Düşünürken yenilgiyi, o acı yenilgiyi</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Çünkü ölüm tepsinin doruğunda</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Öptüm yazgımın çarmıhını</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Gecenin soğuk caddelerinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Hep tedirgin ayrılıyor çiftler</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Birbirlerinden</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Bir tek fısıltı duyuluyor : hoşça kal! Hoşça kal!</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Gecenin soğuk caddelerinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Pişman değilim</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Zamanın ötesinde akıp gidiyor benim yüreğim</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Yaşam yeniden doğuracak onu</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Yeniden yaşatacak beni rüzgârların</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Göllerinde yüzen haberci gülü</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Bak, görüyor musun</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Nasıl çatlıyor tenim</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Süt nasıl oluşuyor mavi damarlarında soğuk memelerimin</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Nasıl filizlenmeye</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Başlıyor kan</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>O çok sabırlı çizgisinde belimin?</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Ben senim</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Seven</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Ve kendi içinde olan kimse o</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Belli belirsiz bir bağlantı buluyor birden</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Binlerce garip ve belirsiz şeyle</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Koyu isteğiyim ben toprağın</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Yeşersin diye uçsuz bozkırlar</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Kendine çeken bütün suları</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Uzaklardan gelen sesimi dinle benim</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Gör beni koyu sisinde sabah dualarının</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Ve aynaların dinginliğinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Bak, gene de nasıl dokunabiliyorum</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Kalıntısıyla ellerimin karanlık düşlerin dibine</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Nasıl bir dövme yapabiliyorum yüreğime kan lekesi gibi</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Suçsuz mutluluklarından yaşamın?</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Pişman değilim</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Benden konuş ey sevgilim bir başka benle</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Gecenin soğuk caddelerinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Gene aşk dolu gözlerini gördüğün</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Benden!</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Ve hatırla beni, kederle öperken o</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>Gözlerinin altındaki çizgileri&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><em><span style="color: #00ccff; font-size: large;">‘SONSUZ GÜNBATIMI..’ , FURUĞ FERRUHZAD, Farsçadan Çevirenler : ONAT KUTLAR, CELAL HOSROVŞAHİ, ADA Yayınlar, Şubat 1989, 61 Sayfa, 1600 adet basılmış ve tümü numaralandırılmıştır.</span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em><span style="color: #00ccff; font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8548" title="furug - sonsuz gun batımı" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-sonsuz-gun-batımı.jpg" alt="" width="240" height="320" /> </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: large;"> </span><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>YALNIZLIĞIN HÜZNÜ</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Camın arkasında kar yağıyor</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Camın arkasında kar yağıyor</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Bir el, yüreğimin sessizliğine</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Hüzün tohumları ekiyor.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Sonumu böyle gördükten sonra</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Saçların ağardı ey kar,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ama yüreğime yağdın ne yazık</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Mezarıma değil.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Bir fidan gibi titriyor gövdem</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Yalnızlığın soğuğundan.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Süzülüyor kalbimin karanlığına</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Yalnızlığın korkunçluğu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Artık içimi ısıtmıyorsun Aşk</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ey donmuş güneş</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Gönlüm ümitsizlik çölü</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Yorgunum, aşktan yorgun.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ey aldatıcı şeytan, şiir</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Senin de sevinçli goncan kurudu,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Sonunda;</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ruhum, bu kederli uykudan uyandı.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ondan sonra neye baktıysam</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Baş döndürücü</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Şarabı görüm,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ne yazık aradığım bir rüyanın hayaliydi.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Tanrım, cehennemi,n kapılarını benim için aç</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ne zaman kadar gizleyeceğim yüreğimde</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Cehennem sıcağı arzumu.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Batıda batan güneşi çok gördüm,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ne yazık güneyde soldu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Benim batamayan güneşim.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ondan sonra ne arıyordum,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Ondan sonra neyi gözetliyorum?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Soğuk bir damla gözyaşı</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Sıcak bir mezar gerek benim için uyumaya.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Camın arkasında kar yağıyor,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Camın arkasında kar yağıyor,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Bir el, yüreğimin sessizliğine</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>Hüzün tohumları ekiyor.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span></p>
<p><em><span style="color: #ff0000; font-size: large;">‘SADECE SES KALICIDIR..’ , FURUĞ FERRUHZAD, Çeviri : CAVİT MUKADDES, YKY Yayınları, Ocak 1997, 42 Sayfa, 1000 adet basılmıştır..</span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em><span style="color: #ff0000; font-size: large;"><img class="alignleft size-large wp-image-8549" title="furug - sadece ses" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-sadece-ses-387x500.jpg" alt="" width="387" height="500" /> </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>GEREKSİNİMİN YENİLGİSİ</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>bir ateşti ve söndü</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>yürek senin bağlarından kurtulunca</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>bir bağdı ve koptu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>üzüncün tılsımlı camı kırılınca</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>sarılayım diye sana geldim</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>oysa gördüm yapraksız bir dalsın</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>umudumun gözünde sen</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>ölümün gülümsemesisin</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>ah ne denli tatlıdır</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>mezarının başında senin, ey gereksinimli aşk</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>dans etmek</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>ah ne tatlıdır</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>ey yakan ölümcül öpüş,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>senden vazgeçmek</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>ah ne denli tatlıdır</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>senden kopup başkasına varmak</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>kapıyı yürek üzüncüne kapamak</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>cennet burdadır</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>yemin olsun tanrıya, bulut gölgesi ve ekin kıyısı burdadır</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>sen hiç düşünme en iyisi</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>beni ve harlanan acımı</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>ben acıdan yakınmam</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>ben yalazdan yanmam</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><span style="color: #ff6600; font-size: large;">‘YARALARIM AŞKTANDIR..’ , FURUĞ FERRUHZAD, Çeviri : HAŞİM HÜSREVŞAHİ, TELOS Yayınları, Mart 2002, 208 Sayfa..</span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em><span style="color: #ff6600; font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8550" title="furug - yaralarım" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-yaralarım.jpg" alt="" width="155" height="242" /> </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>OYUNCAK BEBEK</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Evet, daha fazla</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>daha fazla sessiz kalınabilir,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>ölülerin donuk ve sönük bakışlarıyla</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>uzun saatler, bir sigaranın dumanına,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>renksiz bir çiçeğe, bardağın şekline, halıya,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>düş çizgisine, ve bir duvara bakılabilir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Perdeyi bir kenara iterek görebilirsin sokaktaki hızlı yağan yağmuru;</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>renkli uçurtmalarıyla duran çocuğu,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>ve köhnemiş at arabasının</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>büyük gürültüsüyle sokağı terk edişini,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>ama, olduğun yerde</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>perdenin kenarında, hem kör, hem sağır</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>kalabilirsin de.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Bağırabilirsin, yapay, yabancı bir sesle:</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>‘Seni seviyorum’.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Bir erkeğin kollarında hoş bir kadın olarak</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>iri, tok memelerinle bir deri safra gibi yayılabilirsin;</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>veya bir sarhoşun, delinin, serserinin yatağında</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>aşkı kirletebilirsin.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Bütün sırları küçümseyerek, bir bulmacayı</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>boş yanıtlarla çözerek sevinebilirsin,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>boş yanıt, evet BEŞ veya altı.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Bir ömür, boynu bükük</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>türbe önünde diz çökerek</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>tanrıyı görebilirsin meçhul bir mezarda,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>küçük bir sikke ile imana gelip</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>cami avlularında yıpranabilirsin, dua okuyan</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>yaşlı adam gibi.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Artı, eksi ve çarpma işleminde hep aynı kalabilirsin,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>tıpkı sıfır gibi.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Su gibi kendi çukurunda kuruyabilirsin de.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Gülünç vesikalık siyah-beyaz fotoğraf gibi</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>sandığında gizleyebilirsin  güzel bir anını.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Çarmıha gerilmiş, yenilmiş bir mahkûmun</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>resmini, boş kalmış bir günün çerçevesine</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>koyabilirsin, veya</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>camdan gözlerle</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>dünyaya bakabilirsin,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>oyuncak bebekler gibi.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>işe yaramaz ellere dokunduğunda,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Boş yere bağırabilirsin :</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>‘AH ÇOK MUTLUYUM’</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Çeviri : CAVİT MUKADDES</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-8555" title="furugferruhzad-1" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furugferruhzad-1.jpg" alt="" width="320" height="240" /> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>‘İBRAHİM GOLESTAN’a gönderilen mektuplardan..</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>“… derimin altında başımı döndürecek bir baskı olduğunu duyumsuyorum. her şeyi delmek istiyorum ve olabildiğince içime dalmak istiyorum. yerin derinliklerine varmak istiyorum. benim aşkım oradadır. tanelerin sürgün verdiği yerde, köklerin birbirine vardığı ve yaradılışın kendini çürümüşlükle sürdüren noktada. benim tenim sanki onun geçici bir biçimidir. temeline varmak istiyorum. kalbimi bir meyve gibi tüm ağaçların dallarına asmak istiyorum..”</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Çeviri : HAŞİM HÛSREVŞAHİ..</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8556" title="furug-20" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-20.jpg" alt="" width="225" height="377" /> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>“… başkalarının tutsak olan benlerinden ayrı olarak kendi özgür ve dingin benine varmadıkça hiçbir şeye varmayacaksın.. kendini tam ve tüm bir şekilde yaşamını insanın ölümü ve yok oluşundan alan o güce bırakmazsan, kendi yaşamını yaratmayı başaramayacaksın.. sanat en güçlü aşktır ve insan tüm varlığı ile ona teslim olduğunda insanın onun tüm varlığına kavuşmasına izin verir..”</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Çeviri : HAŞİM HÛSREVŞAHİ..</strong></span></p>
<p><em><span style="color: #99cc00; font-size: large;">‘AŞK ŞİİRLERİ..’ , FURUĞ FERRUHZAD, KIRMIZI Yayınları, Haziran 2006 , Yayıma Hazırlayan : FAHRİ ÖZDEMİR, Kitaptaki seçkinin çevirileri : FAHRİ ÖZDEMİR, HAŞİM HÛSREVŞAHİ, ONAT KUTLAR, CELAL HOSROVŞAHİ, CAVİT MUKADDES, 146 Sayfa..</span></em></p>
<p><em><span style="font-size: large;"> </span></em></p>
<p><em><span style="font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8551" title="furug - ask" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-ask.jpg" alt="" width="270" height="444" /> </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>SEVMEKTEN</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>bu gece gözlerinin göğünden</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>şiirime yıldız yağıyor</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>kâğıtların beyaz sessizliğinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>kıvılcım ekiyor pençelerim</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>sıtmalı, divane şiirim</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>arzuların yarığından mahcup</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>yeniden yakıyor vücudunu onun</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ateşlerin ebedi susuzluğu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>evet, sevmenin başlangıcıdır bu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>gerçi belirsizdir yolun sonu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ama ben artık düşünmüyorum sonu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>sevmektir güzel olan çünkü</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>karanlıktan sakınmak niye</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>gece elmas damlalarıyla doludur</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>geceden geriye kalansa</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>sarhoş eden leylak kokusudur</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ah, bırak kaybolayım sende</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>benden iz sürerek bulamasın artık kimse izimi</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>yakıcı ruhun ve nemli ahın</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>şarkımın gövdesinde essin dursun</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ah bırak bu açık pencerenden</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>rüyaların ipkeleri üzerinde uyuyarak</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ışıltılı bir kanatla uçayım</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>dünyanın hisarlarından geçeyim</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>hayattan ne istiyorum biliyorsun</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ben sen olayım, sen, tepeden tırnağa sen</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>bin defa gelmek mümkün olsa dünyaya</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>her defasında sen, her defasında sen</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>bir denizdir bende saklı olan</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ne zaman güç bulacağım saklamaya kendimi</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>keşke sana bu korkulu tufanı</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>anlatacak gücüm olsaydı</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>öyle doluyum ki seninle</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>çöllerde koşmak</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>dağa taşa vurmak başımı</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>gövdemi dalgalara atmak istiyorum</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>öyle doluyum ki seninle</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>kendimden döküleceğim toz gibi</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>bastığın yere baş koyacağım usulca</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>uçarı gölgene asılıp kalacağım</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>evet, sevmenin başlangıcıdır bu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>gerçi belirsizdir yolun sonu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>ama ben artık düşünmüyorum sonu</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>sevmektir güzel olan çünkü</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span></p>
<p><em><span style="color: #ff99cc; font-size: large;">‘YERYÜZÜ ÂYETLERİ..’ , FURUĞ FERRUHZAD, Farsça aslından çeviri : MAKBULE ARAS, CAN Yayınları, Şubat 2008, 112 Sayfa..</span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8552" title="furug - yeryuzu" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-yeryuzu.jpg" alt="" width="292" height="475" />  </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><span style="font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>DUVAR</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>soğuk anların ivmeli geçişinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>yabanıl gözlerin senin,</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kendi suskunluğunda</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>çevreme duvar örüyor</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kaçıyorum senden yol sapaklarında</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kırları ay ışığı tozunda göreyim diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>yıkanayım diye ışık pınarlarında</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>sıcak yaz sabahının alaca sisinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>eteklerimi kır çiçekleriyle doldurayım diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>köy kulübeleri damından horoz sesleri duyayım diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kaçıyorum senden, çöl ortasında ölesiye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>yeşilliklere basayım diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>otların soğuk çiyini içeyim diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kaçıyorum senden, terk edilmiş bir kıyıda</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>karanlığın bulutunda yiten kayalar üstünden</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>deniz fırtınalarının dönen danslını göreyim diye.</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>uzak bir günbatımında</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>yaban güvercinler gibi kanatlarımın altına alayim diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>gökyüzünü, dağları, kırları,</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kuru çalılar arasından</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>çöl kuşlarının sevinç şarkılarını</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>duyayım diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kaçıyorum senden, senden uzak, açayım diye</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>istek kentinin yolunu</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>ve kentin içinde</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>düş sarayının ağır altın kilidini</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>ancak senin gözlerin suskun çığlıklarıyla</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>yolları gözlerimde bulandırıyor</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>gizinin karanlığında durmadan</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>çevremde duvar örüyor</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>sonunda bir gün…</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>kuşku gözünün büyüsünden kaçarım</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>saçılırım alaca düş çiçeklerinden saçılır gibi</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>gece esintisi saçlarının dalgasından süzülürüm</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>giderim güneş kıyılarına değin</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>sonsuz dinginliğinde uyuyan bir dünyada</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>usulca kayarım altın renkli bir bulut yatağına</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>dökülür ışık sevinçli gökyüzüne</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>dökülür yığınla şarkının tarhı</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>ben oradan,, esrik ve özgür</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>bakarım dünyaya, senin büyülü gözlerinin</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>yollarını gözümde bulandırdığı</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>bakarım dünyaya, senin büyülü gözlerinin</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>gizemli karanlığında durmadan</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>çevresinde duvar ördüğü.</strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><strong>FURUĞ FERRUHZAD</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><span style="color: #33cccc; font-size: large;">‘SES, SES, YALNIZ SES..’ , FURUĞ FERRUHZAD, Çeviri : HAŞİM HÜSREVŞAHİ, KAVİS Yayınevi KAR Kitaplığı, Şubat 2011, 116 Sayfa..</span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em><span style="color: #33cccc; font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8553" title="furug - ses" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/02/furug-ses.jpg" alt="" width="225" height="386" /> </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8544/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Poetika 2012 Anketi</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8532</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8532#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 09:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar : 'ZAFER']]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8532</guid>
		<description><![CDATA[  &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; “Hüsamettin Bozok yönetimindeki Yeditepe Dergisi’nin Şubat 1960′da gerçekleştirdiği Büyük Anket‘ten feyz alarak Şubat 2011′de, İkinci Yeni Şiir Akımı’nın geçerliğini deneyimlediğimiz bir soruşturma düzenlemiştik. “50 Yılın Ardında; İkinci Yeni / 2011 Anketi” adını verdiğimiz bu çalışmanın sonuçlarını ve çıkarımlarını 12 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff; font-size: large;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-8533" title="poetika-2012" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/01/poetika-2012.jpg" alt="" width="500" height="449" /> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ffffff; font-size: large;"><strong>“Hüsamettin Bozok yönetimindeki Yeditepe Dergisi’nin Şubat 1960′da gerçekleştirdiği Büyük Anket‘ten feyz alarak Şubat 2011′de, İkinci Yeni Şiir Akımı’nın geçerliğini deneyimlediğimiz bir soruşturma düzenlemiştik. “50 Yılın Ardında; İkinci Yeni / 2011 Anketi” adını verdiğimiz bu çalışmanın sonuçlarını ve çıkarımlarını 12 Şubat 2011′de Evvel Fanzin kapsamında takipçilerimizle paylaşmıştık.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><span style="font-size: large;"><strong>Bu sene de benzer bir çalışmayı yürüterek, 2012 sularında devinen şiirin niteliği, imgesel akışkanlığı ve alan derinliği üzerine görüş toplamaya karar verdik. “Poetika 2012″ adını verdiğimiz işbu anket kapsamında aşağıdaki sorulara cevap arayacağız:</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><span style="font-size: large;"><strong>- Sizce, “İkinci Yeni” şiir akımı bitti ya da eskidi mi?</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ffffff; font-size: large;"><strong>- Geçtiğimiz 5 sene boyunca (2007-2012 döneminde) oluşan ve “yeni” diyebileceğimiz bir “poetika” var mı? Var ise bu poetikanın farklılaştırıcı özellikleri nelerdir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff; font-size: large;"><strong>- Sizce, önümüzdeki yılların (2010′ların) şiiri nasıl olacak, poetika nereye/neye evrilecek?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff; font-size: large;"><strong>- “Sıkı şiir” denildiğinde aklınıza neler/kimler geliyor?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff; font-size: large;"><strong>- Sizce, “İmgelemin Özgürleşmesi” nedir; böylesi bir ifadeyi nasıl tanımlarsınız?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff; font-size: large;"><strong>- Şiirin ve şiirsel imgelemin ilerlemesinin önündeki engeller nelerdir, kimlerdir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><span style="font-size: large;"><strong>ANKET SORULARINI  http://evvel.org/poetika2012.html adresinde yer alan online anket formunu doldurarak ya da zaferyal@gmail.com adresine e-posta atarak cevaplayabilirsiniz.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><span style="font-size: large;"><strong>Ankete verdiğiniz cevaplar 15 Şubat 2011 Pazar sabahı Evvel Fanzin ile eşanlı olarak birçok platformda paylaşılacaktır.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><span style="font-size: large;"><strong>Şiirimizin günümüzdeki varoluş biçiminin niteliği ile sezgisel sınırlarını araştırdığımız bu ankete katılımınız, ilginiz ve desteğiniz için şimdiden çok teşekkür ederim.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><span style="font-size: large;"><strong>Sahicilikle.&#8221;</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><em><span style="font-size: x-large;"><strong>Zafer Yalçınpınar</strong></span></em></span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><em></em><span style="font-size: large;"><strong>(Ayrıntılı bilgi için : <em><span style="font-size: x-large;">http://evvel.org/</span></em>)</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8532/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖLÜ SU</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8504</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8504#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 16:33:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8504</guid>
		<description><![CDATA[içsin mi kansıcağı ikindilerde iki ucu denizsiz çay suyundan dört boynuzlu yörük  öküzü çıkamaz ininden yaz uykusunda çakıroğlan duvarda çamursarısı sidikkızılı boynuzbozu bir ölüdoğa sıvanın altında kim var susuz aç kim gizliyor olumlu tarhanayı sevimli ifritlerden as kendini çakıroğlan bir türküde oturacaksın yapayalnız sabah çayları bir türküde üzüm kısır tarlada gereksiz bir kaya ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>içsin mi kansıcağı ikindilerde</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>iki ucu denizsiz çay suyundan</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>dört boynuzlu yörük  öküzü</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>çıkamaz ininden yaz uykusunda çakıroğlan</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>duvarda çamursarısı sidikkızılı boynuzbozu bir ölüdoğa</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>sıvanın altında kim var</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>susuz aç</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>kim gizliyor olumlu tarhanayı sevimli ifritlerden</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>as kendini çakıroğlan</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>bir türküde oturacaksın yapayalnız</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>sabah çayları bir türküde üzüm</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>kısır tarlada gereksiz bir kaya</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>ya da iskender sininde bir kabartma taşdonuğu</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>(yaşadıydı karacaoğlan kızı yunus karıncası</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>kansıcağı ikindilerde harman kaşıntısı)</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>kendir saplarıyla asılmış uzarken yarı yolda</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>suçluyum sayın yargıç</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>bir zurnacı çingene ısmarlayın ipime</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>ya siz sayın yargıç ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff;"><em><span style="font-size: x-large;"><strong>YUSUF ATILGAN</strong></span></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff;"><em><span style="font-size: large;">(Yazı Dergisi, 1978..)</span></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff;"><em><span style="font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8505" title="aylakadam---" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/01/aylakadam-.jpg" alt="" width="198" height="210" /></span></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"> </span></p>
<p><span style="color: #cc99ff;"><em><span style="font-size: large;">(rakısını bir parça beyaz peynir ve iki diş sarımsakla susuz içen büyük ustamız ‘yusuf atılgan’ romanlarıyla, öyküleri dışında bir dönem şiir de yazmıştır.. iki şirinin dergilerde yayınlandığını okumuştum daha önce bir yerlerde.. ancak sadece ‘ayrılık’ şiirini okumuştum ve dün de ‘aylak adamız’da paylaştım.. dün gece ‘zafer yalçınpınar’ kardeşimiz sağ olsun kendi muhteşem arşivinden bana ustanın ‘ölü su’ adlı şirini bulup gönderdi.. ‘zaferimize’ buradan çok teşekkür ediyoruz ve büyük usta yusuf atılgan’ı da saygıyla anıyoruz.. Crockett..)</span></em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8504/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AYRILIK</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8499</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8499#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 17:06:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8499</guid>
		<description><![CDATA[Doğu yeli esiyor karşıdan kirpiklerim tozlu Ergin başaklar geçiyor iki yanımdan          Sensiz   Bir serin denizde misin kumda mısın Öyle mi omzunda kuruyan deniz tuzu                          Bensiz   Çorak tarlada geçkin bir at çakalı     Bir telli kavak bir zeytin bir kuş                              Sensiz   Evde misin masal söyleyenin var mı Açık mı kapılar yataklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Doğu yeli esiyor karşıdan</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>kirpiklerim tozlu</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Ergin başaklar geçiyor iki yanımdan</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>         Sensiz</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Bir serin denizde misin kumda mısın</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Öyle mi omzunda kuruyan deniz tuzu</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>                         Bensiz</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Çorak tarlada geçkin bir at çakalı    </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Bir telli kavak bir zeytin bir kuş</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>                             Sensiz</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Evde misin masal söyleyenin var mı</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>Açık mı kapılar yataklar boş mu</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>                          Bensiz</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: x-large;"><strong>YUSUF ATILGAN</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>(Milliyet Sanat Dergisi, Şubat - 1980)</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><img class="alignleft size-large wp-image-8500" title="DSC08570" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/01/DSC08570-431x500.jpg" alt="" width="431" height="500" /> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8499/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;eksiksiz sistemlerin çığırtkanlığını yapmayın bana, fetih defilesi yapmayın önümde..&#8217; &#8211; fernando pessoa</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8423</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8423#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 18:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tadımlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8423</guid>
		<description><![CDATA[Lisbon Revisited (1923) &#160; Hayır : hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum dedim.   Sonuçlarınızla gelmeyin bana! Tek sonuç ölmektir.   Estetik getirmeyin bana! Ahlaktan söz edilmesin!   Uzak tutun benden ne varsa metafizik adına! Eksiksiz sistemlerin çığırtkanlığını yapmayın bana, fetih defilesi yapmayın önümde   Bilimler (bilimler, Tanrım! Bilimler) – Bilimler, sanatlar, modern uygarlık!   [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Lisbon Revisited (1923)</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Hayır : hiçbir şey istemiyorum.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Hiçbir şey istemiyorum dedim.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Sonuçlarınızla gelmeyin bana!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Tek sonuç ölmektir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Estetik getirmeyin bana!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ahlaktan söz edilmesin!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Uzak tutun benden ne varsa metafizik adına!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Eksiksiz sistemlerin çığırtkanlığını yapmayın bana, fetih defilesi yapmayın önümde</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Bilimler (bilimler, Tanrım! Bilimler) –</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Bilimler, sanatlar, modern uygarlık!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ne kötülük yaptım ben tanrılara?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Hakikat onlardaysa, kendilerine saklasınlar!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Teknisyenim ben, ama tekniğin içindedir benim tekniğim.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Deliyim ben bunun dışında, mutlak bir deli olma hakkıyla.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Mutlak bir deli olma hakkıyla , işitiyor musunuz beni?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Bunaltmayın beni, tanrı aşkına!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Evli, işe yaramaz, sıradan ve nazik olmamı mı istiyorsunuz benim?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Bunun tersi olmamı mı istiyorsunuz, herhangi bir şeyin tersi?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Başka biri olsaydım eğer, kapris yapardım hepinize.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ama böyle, kendim gibi, sabırlı olun!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Bensiz gidin cehenneme,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ya da bırakın beni tek başıma gideyim cehenneme!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Niçin beraber gidecekmişiz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Koluma girmeyin!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Koluma girilmesini sevmem. Yalnız olmak isterim.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Söyledim size yalnızım ben!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ah, ne sıkıcı size eşlik etmemi istemeniz!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ey mavi gökyüzü  -çocukluğumunki gibi-</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Boş ve kusursuz ezeli hakikat!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ey ata yadigarı, sessiz, uysal tejo,</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Gökyüzünün yansıdığı küçük hakikat!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ey yeniden kavuştuğum acı, dünün ve bugünün Lizbon’u!</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Bana bir şey vermiyorsun, benden bir şey almıyorsun, hissettiğim hiçliksin sen.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Rahat bırakın beni! Gecikmem, ben ki asla gecikmem…</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc; font-size: large;"><strong>Ve geciktikçe Dipsiz Derinlik ve Sessizlik yalnız kalmak isterim ben! </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff99cc;"><em><span style="font-size: x-large;"><strong>‘FERNANDO PESSOA’ (Alvaro De Campos..)</strong></span></em></span></p>
<p><em></em> </p>
<p><em><span style="font-size: x-large;"><img class="alignleft size-large wp-image-8424" title="VII-1" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/01/fernando-pessoa-128-375x500.jpg" alt="" width="375" height="500" /> </span></em></p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p><em></em> </p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>‘SAYISIZ varlıklar yaşar içimizde,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Düşünsem de, hissetsem de, bilmem</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Kimdir düşünen hisseden kim.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Ben sadece bir mekânım</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Hissedilen ya da düşünülen.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Birden fazla ruhum var benim.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Benden fazla ben var bende.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Yine de varım</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Herkesten farksız olarak.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Sustururum onları : ben konuşurum.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Kesişen içgüdüleri</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Hissettiklerimin ya da hissetmediklerimin</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Tartışırlar içimde.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Bilmiyorum onları. Hiçbir şey yazdırmazlar</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Var olduğum ben’e : ben yazarım</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>YALNIZSIN. Kimse bunu bilmiyor. Sus ve aldat.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Ama aldatıcı görünmeden aldat.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Asla umma sende daha önce var olmayan bir şeyi,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Herkes kendisiyle hüzünlüdür.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Güneş senindir güneş varsa, dallar eğer dalları arıyorsan,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Şans eğer şanssa sana düşen.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>BEKLİYORUM, sakince, meçhulü-</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Kendi geleceğimi ve her şeyinkini.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Sonunda her şey sessizlik olacak,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Hiçliğin yüzeceği denizden başka.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>HİÇTEN hiç kalır. Hiçiz biz.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Biraz güneş biraz hava ardımızda bırakır</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Üstümüze çöken solunmaz karanlığını</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Mütevazı ve kaçınılmaz toprağın,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Ertelenmiş cesetlerdir yaratılan.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Yapılan yasalar, seyredilen heykeller, yazılar odlar-</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Hepsinin kendi mezarı var. Eğer biz,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Bir iç güneşin kan verdiği tenler,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Yaşlanıyorsak, onlar niye yaşlanmasın?</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00; font-size: large;"><strong>Hikâyeler anlatan hikâyeleriz biz, hiç.</strong></span></p>
<p><span style="color: #99cc00;"><em><span style="font-size: x-large;"><strong>‘FERNANDO PESSOA’ (Ricardo Reis..)</strong></span></em></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><em><span style="font-size: large;">‘SIRLARIN CEBRİ..’ , FERNANDO PESSOA, Çeviri :IŞIK ERGÜDEN, NİSAN Yayınları,38 Sayfa, Kasım 1995..</span></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><em><span style="font-size: large;"><img class="alignleft size-full wp-image-8427" title="fernando pessoa-12" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/01/fernando-pessoa-12.jpg" alt="" width="150" height="222" /></span></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8423/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>fernando pessoa..</title>
		<link>http://www.aylakadamiz.com/archives/8418</link>
		<comments>http://www.aylakadamiz.com/archives/8418#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 18:22:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aylakadamiz.com/?p=8418</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; “fernando pessoa, dr. pancracio, luis antonio congo, eduardo lança, a. francisco de paula angard, pedro de silva salles, jose rodrigues de valle, pip, dr. caloiro, morris theodor, diabo azul, parry, galliao pequeno, accursio urbano, cecilia, jose rasteiro, tagus, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #993366; font-size: large;"><strong><img class="alignleft size-large wp-image-8419" title="fernando pessoa-120" src="http://www.aylakadamiz.com/wp-content/uploads/2012/01/fernando-pessoa-120-421x500.jpg" alt="" width="421" height="500" /></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>“fernando pessoa,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>dr. pancracio,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>luis antonio congo,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>eduardo lança,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>a. francisco de paula angard,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>pedro de silva salles,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>jose rodrigues de valle,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>pip,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>dr. caloiro,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>morris theodor,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>diabo azul,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>parry,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>galliao pequeno,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>accursio urbano,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>cecilia,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>jose rasteiro,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>tagus,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>adolph moscow,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>marvell kisch,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>gabriel keene,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>sableton-kay,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>dr. gaudencio nabos,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>alvaro de campos,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>nympha negra,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>professor trochee,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>david merrick,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>lucas merrick,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>willyam links esk,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>charles robert anon,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ricardo reis,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>horace james faber,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>navas,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>alexander search,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>charles james search,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>herr prosit,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>jean seul de meluret,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>pantaleao,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>torquato mendez fonseca da chuna rey,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>gomes pipa,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>ibis,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>joaquim moura costa,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>faustino antunes (a. moreira),</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>antonio gomes,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>vicente guedes,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>gervasio guedes,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>carlos otto,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>miguel otto,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>frederick wyatt,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>rev. walter wyatt,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>alfred wyatt,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>bernardo soares,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>antonio mora,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>alberto caeiro,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>sher henay,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>barao de teive,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>maria jose,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>abilio quaresma,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>pero botelho,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>efbeedee pasha,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>thomas crosse,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>i.i. crosse,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>a.a. crosse,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>antonio de seabra,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>frederico reis,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>diniz da silva,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>coelho pacheco,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>raphael baldaya,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>claude pasteur,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>joao craveiro,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>henry more,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>wardour,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>j.m. hyslop,</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff; font-size: large;"><strong>vadooisf..”</strong></span></p>
<p><span style="color: #99ccff;"><em><span style="font-size: large;"><strong>Kaynak : ‘SIRLARIN CEBRİ..’ , FERNANDO PESSOA, Çeviri :IŞIK ERGÜDEN, NİSAN Yayınları, 38 Sayfa, Kasım 1995..</strong></span></em></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>(‘fernando pessoa’ bence dünyanın en yalnız insanlarının başında geliyor.. kalabalık yalnızlıklarda yaşamış, değişik isimlerle binlerce sayfa yazmıştı.. 1935’te öldüğünde arkasında yayınlanmamış sayısız eser bırakmıştı.. ölümünden sonra derlenmeye başlayan eserleri arasında tamamlanmamış yapıtlarda bulundu.. yapıtlarını yazarken kendi adının dışında kendi iç dünyasında yarattığı insanların adlarıyla yazdığı eserleriyle gelmiş geçmiş en gizemli yazardır kendisi..  iç dünyasında yarattığı başka isimlerle yazdığı eserlerinin çoğu ölümünden sonra yayınlanmıştır.. yarattığı bu kişilikler sadece birer isimden ibaret değildi, hepsi birer geçmişi,  dünya görüşü olan kişiliklerdi..</strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>ben ‘pessoa’yı çok geç keşfeden insanlardan birisiyim.. ‘bernardo soares’ takma adıyla yazdığı ‘huzursuzluğun kitabı’yla tesadüfen  karşılaştığımda kendisinin iç dünyasından ve düş gücünden müthiş etkilenmiştim.. hele hele hayat hikayesini okuduğumda derinden bağlanmıştım ona.. gittiğim her yere benimle giden kitaplardan birisi olmuştu ‘huzursuzluğun kitabı..’ </strong></span></p>
<p><span style="color: #cc99ff; font-size: large;"><strong>geçen ‘zaferim’i ziyarete gittiğimizde yıllar önce ‘ışık ergüden’ çevirisiyle zamanının en güzel yayınevlerinden ‘nisan yayınlarından’ çıkmış ‘sırların cebri’ adlı kitabıyla karşılaştım.. işte bu kitabın başında çok güzel bir çalışma yapılarak ‘fernando pessoa’nın yazarken kullandığı isimlerin bir kısmının listesi verilmişti.. bunu herkesle paylaşmak gerektiğini ve ‘fernando pessoa’nın neden çoğunlukla hayali isimler altında yazma gereğini duyduğunu hepimizin düşünmesi ve sorgulaması gerektiğini düşündüm.. huzursuzluğunuzla kalın.. Crockett..)</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aylakadamiz.com/archives/8418/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

