Archive for the ‘Dergi’ Category

‘Şiirden’ İki Aylık Şiir Dergisi’nin 7. Sayısı Çıktı !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiirden Dergisi’nin 7. Sayısında;

 

Şiirden Dergisi, 7. sayısının soruşturma konusunu “Gerçek, Gerçeklik ve Şiir” olarak belirledi, Metin Cengiz’in yönelttiği soruyu İsmail Mert Başat, Ahmet Ada ve Onur Bilge Kula yanıtladı. Metin Cengiz de soruşturma paralelindeki “Şiir, Gerçek ve Gerçekçilik” adlı yazısıyla konuya açıklık getirmeye çalışıyor.

Şiir ortamının da Münkir ile Nekir defterine gereksinimi yok mu? Defterler açılıyor… Yücel Kayıran “Münkir ile Nekir Defteri” adlı yazılarıyla bu sayıdan itibaren dergimizde olacak.

Kenan Yücel Kopuk adlı kitabından yola çıkarak Bâki Ayhan T. şiirlerine tutuyor merceğini. Müesser Yeniay ise Behçet Necatigil’in “İçerde” adlı şiirini psikanalitik açıdan inceliyor.

Metin Cengiz şiir kitapları arasındaki yolculuğunda Ahmet Telli ile Yaşar Miraç’ın şiirlerini bütünlüklü bir okumayla ele alıyor. Ahmet Ada “Modern Şiirde Yüzey Yapı Derin Yapı Mekiği” adlı yazısında modern şiirin yapısını açımlıyor.

Onur Akyıl Şiirin Kayıp Defteri adlı bölümümüzde okurlarımızı genç şairlerin iyi şiirleriyle buluşturmaya devam ediyor; bu sayımızın genç şairi Belgin Günay.

George Santayana’nın “Şiirin Öğeleri ve İşlevi” başlıklı yazısı Volkan Hacıoğlu’nun özenli çevirisiyle bu sayımızda da devam ediyor. Mehmet Gökyayla “Şiir Eleştirisinin Neresindeyiz” adlı yazısında eleştirmenini, eleştirmenlerini arayan şiir ortamına değiniyor.

Müesser Yeniay “Kopya Adam” adlı yazısında, ilkel yorumlar, keyfi çarpıtmalarla her fırsatta dergimize sataşmayı maharet bilenleri konu ediniyor; sırtını şiire ve gençliğe dayamış Şiirden Dergisi’nin doğru bildiğini söyleyen devrimci tutumu karşısında saman altından su yürütmeye çalışanların umarsızlıklarının bir fotoğrafı olarak da nitelendirilebilir bu yazı.

Bu sayıda şiirleriyle yer alan şairler:

Yavuz Özdem, Haydar Ergülen, Muzaffer Kale, Ali Rıza Gelirli, Yücel Kayıran, Mehmet Sarsmaz, Kenan Yücel, Volkan Hacıoğlu, Mehmet Altun, İnan Ulaş Arslanboğan, Ulaş Yiğiter, Barış Özdemir.

 

Şiirden Dergisi 7. Sayı / İçindekiler:

  • Dergiden
  • Şiir, Gerçek ve Gerçekçilik – Metin CENGİZ
  • Gizli Çiçek Kolonyası – Bir Kitabı Bitirmek – Toplandılar (Şiirler) – Yavuz ÖZDEM
  • Soruşturma (Gerçek, Gerçeklik ve Şiir) – İsmail Mert BAŞAT, Ahmet ADA, Onur Bilge KULA
  • Kişisel Gelişim – Yola Koyulmak (Şiirler) – Haydar ERGÜLEN
  • Modern Şiirde Yüzey Yapı Derin Yapı Mekiği – Ahmet ADA
  • Uzaklarda Sus İşaretleri Var (Şiir) – Muzaffer Kale
  • Deli Heceler (Şiir) – Ali Rıza GELİRLİ
  • Şiir Kitapları Arasında (Ahmet Telli: Bir İnancın Değişen Şiiri / Yaşar Miraç: Yerel İsyanın Şiiri) – Metin CENGİZ
  • Karamet (Şiir) – Yücel KAYIRAN
  • “Kopuk” ve Bâki Ayhan T. Şiirleri Üzerine – Kenan YÜCEL
  • Dokunmak Dünyaya El Sıkışmak Tanrıyla – “Açılan Perde” ya da “Allahım Hangi Yüzün Çirkin? (Şiirler) – Mehmet SARSMAZ
  • Behçet Necatigil’in İçerde Adlı Şiirinin Psikanalitik Okuması – Müesser YENİAY
  • Sonsuzun İpliğiyle – Anasıyla Babası Ayrılan Çocuk (Şiirler) – Kenan YÜCEL
  • Dante’nin Elindeki İp (Şiir) – Volkan HACIOĞLU
  • Şiirin Kayıp Defteri – OnurAKYIL
  • İpek Dili (Şiir)– Belgin GÜNAY
  • Şiir Eleştirisinin Neresindeyiz – Mehmet GÖKYAYLA
  • Yağmurlar – Zehirdir (Şiirler) – Mehmet ALTUN
  • Kopya Adam – Müesser YENİAY
  • Her Şeyin Başkası (Şiir) – İnan Ulaş ARSLANBOĞAN
  • Ruh Yamaları – Ulaş YİĞİTER
  • Şiirin Öğeleri ve İşlevi–III – George SANTAYANA
  • Serhoş’taki Aktör Özneler– Hasan EFE
  • Yaş – Kıştan Keder – Barış ÖZDEMİR
  • Münkir ile Nekir Defteri – Yücel KAYIRAN
  • Şiir Aktüel (Datça’da “Şiir Feneri” Can Yücel’in Yanında / 2011 Nobel Edebiyat Ödülü Şair Tomas Tranströmer’e verildi / Yitirdiklerimiz: Ahmet Uysal, Seyhan Erözçelik, Didem Madak)

 

Şiirden Dergisi Künye Bilgileri:

ŞİİRDEN İki Aylık Şiir Dergisi

Eylül – Ekim 2011 Yıl: 2 /Sayı: 7 -  8 TL

İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni:

(Şiirden Yayıncılık) Metin Cengiz

Yayın kurulu: Celâl Soycan, Metin Cengiz, Yavuz Özdem, Kenan Yücel, Volkan Hacıoğlu, Müesser Yeniay, Kader Sevinç

Kapak Tasarımı: Cansın Bozoğlu

Kapak Fotoğrafı: Cansın Bozoğlu

Grafik Uygulama ve İç Tasarım: Burcu Demirbaş 

E-posta: siirdendergi@gmail.com

Adres: Samandıra Cad. Harmanlık Sok. Özlem Ses Sitesi B Blok, No:1 Yakacık-Kartal-İstanbul

Abonelik : www.siirden.net -   0.537. 251 29 31

‘bir+bir’in 13. sayısı bayilerde !

‘roll’ yayın hayatına son verdiğinde epeyi bir boşlukta sallanmıştım..

‘virgül’le arka arkaya olunca da tam koymuştu..

gazete bayilerindeki dergi avlarım tatsızlaşmıştı..

türkiye’de dergicilik gerçekten zor iş.. hele arkanı bir sermaye grubuna dayamamışsan, arkanda bir cemaat, parti vs de yoksa işiniz çok çok zor.. ‘virgül, roll, express’ vs dergiler yıllarca direndiler tekellere karşı.. tekellerin birinci sınıf hamur kağıda basılı sudan ucuz dörtte ikisi reklamla dolu cafcaflı dergilerine karşı ayakta durdular.. sonra bazıları yayın hayatlarını tamamen sona erdirdiler, bazıları da başka adlarla bir süre sonra tekrar yayın hayatına döndüler..

işte ‘roll’ dergisinin bizi terk etmesinden sonra ‘bir+bir’ doğuverdi hayatımıza.. ilk başta biraz yadırgasam da sonra hastalık haline geldi bir+bir de.. bayilerde onu göremediğim zaman ürker oldum.. gecikme var, acaba yine mi diyordum.. çünkü bağımsız dergicilikte çıkan her bir sayı kazanılmış bir savaş edasıyla kutlanır.. bu sayı da ‘çıktık’ denir.. kadehler kaldırılır bunun için.. verilen emek, özverinin sonunda çıkan dergilerin arkasından yeni sayı için korkular doldurur kafayı : acaba gelecek sayıyı çıkarabilecek miyiz diye..

içerik yönünden, duruşları yönünden gerçekten yıllardır takdir ettiğim ‘express, roll’ ve ardılı ‘bir+bir’ dergilerini mutlaka alıp okumamız ve destek olmamız lazım.. okuyalım, okutalım.. hediye alacağınız zaman birilerine birer dergi alın ya da az derseniz hediyenize birer dergi ekleyin mutlaka.. gecelerini gündüzlerine katarak özveriyle çalışan bu bağımsız dergicilere destek olalım en azından bu şekilde.. abone olabiliyorsak da olalım lütfen..

neyse son 50 gündeki dünyayı devirip dolaşıp durduğum sıralarda istanbul’a her uğrayışımda kitapçı ve dergilerdeki turlarımda gözlerim bir+bir aradı.. göremedim.. korktum.. ama geçenlerde ‘terk-i dünya yolculuğu’ndan dönüşümde bir+bir’i görünce mutlu oldum.. kaptım bir tane baktım canımız ciğerimiz ‘turgut uyar’ kapak hem de çok güzel bir resimle.. ‘terk-i dünya yolculuğumda’ beni yalnız bırakmayan dünyanın en güzel gülen insanı ‘kenanım’a da kaptım bir tane..

fazla gevezelik yapmayayım bir+bir dergisinin bu sayısının içeriği de yine eskileri gibi dopdolu.. sırf kapağı için bile kaçırılmayacak bir ağustos-eylül sayısı sizleri bekliyor.. tükenmeden gidin alın.. ve imkanınız varsa da abone olun, oldurun derim..

‘hoop değiş tonton gülücük oldum..’ sizler de gülüşünüzle kalın..’

 

Crockett..

 

BİR+BİR  Ağustuos – Eylül 2011, 13. Sayı

İçindekiler :

 

A’DAN X’E, Sayfa 4

ARSLAN EROĞLU RÖPORTAJI, ‘O nehirde yüzmek’, Sayfa 6

MURAT MOROVA RÖPORTAJI, ‘Hibrid Yolcu’, Sayfa 13

KINAY OLCAYTU’ ‘SANATSAL GERİDÖNÜŞÜM’, Sayfa 18

FİLMAMED, ‘Belleğin açığa çıkması’, Sayfa 20

ORHAN KOÇAK’LA A’DAN Z’YE TURGUT UYAR, ‘En kızıl saçlı levend’, Sayfa 23

SES DUVARI, Sayfa 33

MABEL MATİZ, ‘Aysel gel başıma, sen bana göresin’, Sayfa 34

TOM MORELLO, Nam-ı diğer the watchmen’, Sayfa 36

ELECTRELANE, ‘Bütün kızlar toplandık’, Sayfa 39

GNAOUA FESTİVALİ, ‘Minimal duyu direnişi’, Sayfa 40

BOB DYLAN 70 YAŞINDA, ‘I ching aşısı’, Sayfa 43

OKUMA GÖZLÜĞÜ, Sayfa 49

MUHSİN KIZILKAYA İLE ‘AÇLIĞIN SOFRASINDA’, Sayfa 50

SAİT FAİK ÖDÜLLÜ ÖYKÜCÜ AHMET BÜKE, Sayfa 53

DİL TARİH COĞRAFYA BÖLÜMÜ, Sayfa 60..

 

BİR+BİR E-posta ve Abonelik İçin : yekyekk@gmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi 6. Sayı Tanıtım Metni

Şiir’den Dergisi’nin 6. Sayısında;

 

Şiir’den Dergisi, 6. sayısının soruşturma konusunu “Şairler Aktif Siyaset Yapmalılar mı?” olarak belirledi, Metin Cengiz’in yönelttiği soruları Sina Akyol, Gültekin Emre, Enis Akın yanıtladı. Metin Cengiz de “Şairler Siyaset Yapmalı mı?”adlı yazısıyla konuya açıklık getirmeye çalışıyor. Bu sayımızda Özdemir İnce’nin yıllar önce yazdığı (1977) “yepyeni” bir yazısını yayımlıyoruz: “Beat Generation ve ‘Amerika’ Üzerine”. Yavuz Özdem “Şiirdeki Epik Ve Enis Batur” adlı yazısında Enis Batur şiirindeki yabancılaştırma efektlerine tutuyor merceğini. Kenan Yücel Huy Defteri adlı kitabından yola çıkarak Erol Özyiğit şiiri üzerine yazıyor bu kez. Metin Cengiz şiir kitapları arasındaki yolculuğunda Özkan Mert ve Tarık Günersel’in şiirlerini bütünlüklü bir okumayla ele alıyor. Onur Akyıl Şiirin Kayıp Defteri adlı bölümümüzde okurlarımızı genç şairlerin iyi şiirleriyle buluşturmayı sürdürüyor; bu sayımızın genç şairi Tayfun Gerz. Kenan Yücel “Kâğıttan Kuleler Yıkılırken” adlı yazısında şiir ortamındaki kimi kişilerin gerçek yüzlerini deşifre ediyor, şiir ortamında yayılma eğilimi gösteren bir tipolojiyi örnekliyor ve etik dışı yöntemlerle yıpratma kampanyaları düzenleyen bir ekibin toplu fotoğrafını çekiyor. İlk bölümüne geçen sayımızda yer verdiğimiz ve Volkan Hacıoğlu tarafından dilimize çevrilen George Santayana’nın şiir bilgimizin ufkunu açacak nefis yazısı sürüyor: “Şiirin Öğeleri ve İşlevi”; yazının birkaç sayı daha sürecek oylumlu bir yazı olduğunu belirtelim. Nebilay Erdoğan “Tanıdığım Külebi ve Denizleri” adlı yazısında denizini şiirle, şiirini denizle derinleştiren bir Cahit Külebi portresi sunuyor bizlere. Bu sayımızın çeviri şiirleri ise Gerard Augustin ve Michel Cassir’den.

 

Bu sayıda şiirleriyle yer alan şairler:

 

Özdemir İnce, Metin Cengiz, Yusuf Alper, Mustafa Köz, küçük İskender, Yılmaz Arslan, Soner Demirbaş, Erol Özyiğit, Kadir Aydemir, Müesser Yeniay ve Ayhan Emir Yolcu.

 

Şiir’den Dergisi 6. Sayı / İçindekiler:

 

  • Şairler Siyaset Yapmalı mı? – Metin CENGİZ
  • Gündoğan Koşmaları (Şiirler) – Özdemir İNCE
  • Soruşturma (Şairler Aktif Siyaset Yapmalılar mı?) – Sina AKYOL, Gültekin EMRE, Enis AKIN
  • Guti Kanı, Vaktin Bayrağı, İmgeler (Şiirler) – Metin CENGİZ
  • Beat Generation ve “Amerika” Üzerine – Özdemir İNCE
  • Dünyayı Bakışıyla – Yakın Tarih (Şiirler) – Yusuf ALPER
  • Hücrede (Şiir) – Mustafa KÖZ
  • Şiir Kitapları Arasında (Özkan Mert ve Tarık Günersel üzerine) – Metin CENGİZ
  • Metal Ceket (Şiir) – küçük İskender
  • “Huy Defteri” ve Erol Özyiğit Şiiri Üzerine – Kenan YÜCEL
  • Geceye Sus Oldum – Her Şairin Kelimeleri Vardır (Şiirler) –  Yılmaz ARSLAN
  • Ördüğün Duvarlar – Ateşten Yeleli Atlar (Şiirler) – Soner DEMİRBAŞ
  • Şiirdeki Epik ve Enis Batur – Yavuz ÖZDEM
  • güzelbiryer.com (Şiir) – Erol ÖZYİĞİT
  • Sonrasız Bir Aşka (Şiir) – Kadir AYDEMİR
  • Şiirin Kayıp Defteri – OnurAKYIL
  • Dilek (Şiir) – Tayfun GERZ
  • Kâğıttan Kuleler Çökerken – Kenan YÜCEL
  • Orhun Günlüğü (Şiir) – Müesser YENİAY
  • Şiirin Öğeleri ve İşlevi – II – George SANTAYANA
  • Çivit Renkli Akdeniz – Uykusuz Özgürlük (Şiirler) – Gerard AUGUSTIN
  • Rayihadan Başka Bir Şey Olmayan Melek’ten Parçalar – Michel CASSIR
  • Tanıdığım Külebi ve Denizleri – Nebilay ERDOĞAN
  • Elif – Ebu – Şölen (Şiirler) – Ayhan Emir YOLCU
  • Şiir Aktüel

Şiir’den Dergisi Künye Bilgileri:

ŞİİR’DEN İki Aylık Şiir Dergisi

Temmuz – Ağustos 2011 Yıl: 1 /Sayı: 6 -  8 TL

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: (Digraf Yayıncılık adına) Yavuz Özdem

Genel Yayın Yönetmeni: Metin Cengiz

Yayın kurulu: Celâl Soycan, Metin Cengiz, Yavuz Özdem, Kenan Yücel, Volkan Hacıoğlu, Müesser Yeniay, Kader Sevinç

Kapak Tasarımı: Cansın Bozoğlu

Grafik Uygulama ve İç Tasarım: Burcu Demirbaş, Tel: 0.507.344 91 62, brcdmrbs@gmail.com

Baskı: Ege Reklam Basım Sanatları Tic. Ltd. Şti. Tel: 0.216.472 84 01

E-posta: siirdendergi@gmail.com

Telefon: 0.537. 251 29 31

Adres: Samandıra Cad. Harmanlık Sok. Özlem Ses Sitesi B Blok, No:1 Yakacık-Kartal-İstanbul

Dağıtım               : Marjinal Dağıtım – 0.212.527 09 92

Abonelik            : www.siirden.net -   0.537. 251 29

İnternetten Satış : www.siirden.net – www.ideefixe.com

Şiirden Yayınları

www.siirden.net

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘Eşek Sırtındaki Saksağan..’ – Yusuf Atılgan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘eşek sırtındaki saksağan’, atılgan’ın edebiyat anlayışını kavrayabilmek açısından önemli.. bu romanla ilgili bilgilere refik durbaş’ın yaptığı söyleşiyle ihsan bayram’ın atılgan’la ilgili anılarında rastlıyoruz.. refik durbaş’a şunları söylüyor :

‘1965 yıllarıydı.. bir köy romanı yazıyordum ‘eşek sırtındaki saksağan..’ romana başladım, yazıyorum.. roman nerdeyse bitmek üzere : birden yadırgadım.. o sıralar faulkner’in ‘döşeğimde ölürken’ini okuyorum.. bu romanın tekniğini kullanmışım.. içeriğiyle pek ilgisi yok.. biliyorsun faulkner’in bu romanında olayı birisi anlatır, sonra başka biri alıp götürür.. benimkindeyse geçişler çok daha sözel bir geçiş gibi.. yani o sözü orada biri bırakmış da burada başka biri alıyor.. çok güzel bir ayarlama da yapmışım.. öyle olduğu halde büyük bir benzeşim havası yarattı bende ve o romanı yırttım.. şimdi ise pişmanım tabii.. (refik durbaş, ‘aylaklık en zor iş ona göre’, cumhuriyet dergi, 7 şubat 1988, sayı:102..)’ 

‘ihsan bayram da anılarında bu olayı şöyle anlatıyor :

‘o aralar bir köy romanı ‘eşek sırtındaki saksağan’ı yazıyordu.. ilk kısım ‘ali’ ile başlıyordu.. ali felçli bir çocuk.. roman ilerledikçe ortaya çıkan kişiler olayları kendi ağzından anlatıyorlardı.. eşeklerin sırtında yara olunca kurtlanır.. saksağanlar bu kurtları çok severler.. konarlar sırtlarına, onları yerler.. yaranın çabuk iyileşmesine yardımcı olurlar.. işte romanın adı buradan geliyordu..

roman, daktiloya çekilmeye kalmıştı.. daha önce sözleştiğimiz gün köye gittiğimde ne yazık ki sayanın yanındaki ocakta duran külleri gösterip : ‘işte eşek sırtındaki saksağan’ dedi..

benim çok üzüldüğümü görünce : ‘son günlerde faulkner’den bir roman okudum.. iç diyaloglar vardı. benimkine benzettim.. köy romanı kolay yazılmaz.. çok emek ister.. daha iyisini yazarız, sen üzülme be ihsan’ dedi.. (yusuf atılgan’a armağan, s. 47..)

bu bilgilerden, aşağıdaki mektubun mart 1960’ta yazıldığını düşünürsek, atılgan’ın 1960’tan 1965’e kadar ‘eşek sırtındaki saksağan’a çalıştığını, sonunda da yaktığını anlıyoruz.. beş yıllık emeğini yok saymasının gerekçesiyse titizliğinin, özgünlük kaygısının boyutlarını gösteriyor..’

ŞEFİKA NURKAN ÖNSOY

Yazının tamamını okumak için : Yusuf Atılgan’ın Çıkmamış Romanı Üstüne Yarım Mektubu..’ , ‘Kitap-lık Aylık Edebiyat Dergisi..’ Haziran 2009,  Sayı 128, Sayfa: 59,60,61,62,63..’

 

Bin Yaşasın Heves..

‘kenan yücel’in şiirinin gövdesine eklediği yeni kitabı ‘sabahsız bir gecenin uykusuzu’ üç bölümden oluşuyor.. ilk bölüm kitabın adını taşıyor.. ikinci bölüm ‘kapalı e bir yanıt esmer’, üçüncü bölüm ‘kayıp gülümseyişler..’ kırk dokuz şiir yer alıyor kitapta.. desenlerini canan güldal yapmış..

şiirlerini örgütleyen sözcükleri, önceki kitabı ‘örselenmiş ruhlar bandosu’na göre, daha tutumlu kullandığını belirteyim.. az sözcükle biçimlendirilen şiirler, çok katmanlı anlam öbekleri oluşturuyor.. bir ressamın, birkaç fırça darbesiyle yaptığını, yücel birkaç sözcükle yapıyor.. seçtiği ve birleştirdiği sözcükler gerçekliğin görünmeyen, bilinmeyen yüzünü gösteriyor.. bazen sözcükte yoğunlaşmayı seçiyor : ‘üsküdar ağacında iki yiğit’ dizesine bakalım : cezaevi avlularının ‘infaz’ avluları olduğunu vurguluyor yücel.. ‘üsküdar’ sözcüğünün ‘dar’ını siyah yazarak, insana dar edilen hayatları sözcükte yoğunlaşarak aktarıyor.. hemen belirteyim : yücel, salt bireyi çevrenine alan şiirler yazmıyor, bireyi içinde bulunduğu toplumu altüst eden, travmalar yaratan olguları da işliyor.. hrant dink’in katledişi, kayıplarını arayan cumartesi anneleri, halktan tipler şöyle bir görünüp yitiyor dizelerinin arasında..

kenan yücel 2000’lerin şiirinin sorunsalı olan şiir yazan şairlerinden biri.. aynı zamanda, türk şiir ortamını ve geleneği özümsemiş bir şair.. dolayısıyla yazdığı şiir, dış gerçekliği şiirsel gerçekliğe dönüştürmekle yetinmeyip metinlerarası ilişkilere de giriyor..

yücel’in şiirinin ayırt edici özelliği şiiri kuran her düzeydeki öğeyi kapsaması : eksiltili söylem, imge, değişmece, sözcükte yoğunlaşma, gidimsiz dil arayışı, anamla, bilgi, düşünce, anlamlandırma gibi modern şiirin içerdiği tüm yazınsallığı örgütleyen öğeleri onun şiirlerinde görmek mümkün..

bu yazının başlığını ‘bin yaşasın heves’ başlıklı şiirinden alışımın nedeni, yücel’in yaşama hevesini diri tutan bir şiir oluşu..’

AHMET ADA

yazının tamamı için : ‘AHMET ADA’nın  ‘Kenan Yücel’den Sabahsız Bir Gecenin Uykusuzu.. Bin Yaşasın Heves..’ başlıklı yazısı..

CUMHURİYET KİTAP, Sayı : 1116, 07.07.2011

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bin Yaşasın Heves

 

ada, arzunun anahtarı

 

gözlerini içine açmış

mırıldanmaktadır

 

konuşsa yunuslar kıyamet

sıçrayışlarıyla kevgir bulutlar

kalkıp kendisini suskulara asarmış

 

fal taşı gibi açarmış sözcüklerini

hiç bilmediği bir dilde soğururmuş

 

bundan mıdır içindeki arayış

her yeryüzü sabahına

 

(bin yaşasın heves!)

 

gül dalına asmış umutlarını bir sabah

 

diken de çıplak öpmek ister ellerini

 

umudu usulca taşımış göğe

şık taklalarıyla güvercinler

KENAN YÜCEL

‘Sabahsız Bir Gecenin Uykusuzu..’ , Şiirden Yayınları, Şubat 2011..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Milliyet Çocuk..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yetmişli yıllarda doğup seksenlerde onlu yaşları geçenlerin çocukluklarında bilgisayar, cep telefonu, play station vs yoktu.. televizyon tek kanallıydı.. sınırlı yayın yapıyor ve şimdiki kadar etkin değildi..

çocuklar okul dışında vakitlerini sokaklarda değişik oyunlar oynayarak geçirirdi.. telden yapılma oyuncak arabalar, mahalledeki marangozda yapılan bilyeli tekerleri ve direksiyonu olan kızaklar, tahtadan yapılma tabanca tüfekler, cep telefonunun öncülü olan ip ve kibrit kutularından yapılma telefonlar vs..

az biraz okumayı sevenler ise rıfat ılgaz’ın bacaksız serisi, sempe – goscinny ikilisinin pıtırcık serisi kitapları, denizler altında yirmibin fersah, tom sawyer’in maceraları gibi klasiklerin yanı sıra başta ‘şimdiki çocuklar harika’ olmak üzere aziz nesin kitaplarıyla okuma aşklarını yenileyip, geleceğe taşırlardı..

bunlar dışında bir de süreli yayınlar vardı.. bunların öncülü ve her zaman en iyisi olan ‘milliyet çocuk’ dergisiydi..

kasabanın ya da şehrin en yakın gazete bayisinde sabahın köründe çocuklar onun gelmesini beklerdi.. ama bazen gecikir , günleri sarkardı.. sabırsızlık artar gazete kamyonunun uzaktan görünmesiyle bir heyecan dalgası yayılırdı.. bu heyecanın esas nedeni ise derginin bir önceki sayısında en heyecanlı yerinde kalan çizgi romanların akıbetinin merak edilmesiydi.. hele kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde oturuyorsanız bu beklemeler bazen daha uzun sürerdi.. zaten böyle yerlere abone olmazsanız dergi de gelmezdi.. abonelikte de problemler olur bazen iki üç ay dergi gelmez topluca gelirdi.. iki üç dergi birden gelse bile dergiler kısa süre içinde nefes nefese okunur ve sonra yine beklenmeye başlanırdı..

yanlış anlaşılmak istemem, günümüzde doğru dürüst üç beş kelime konuşabilen ve okuma-kitap aşkıyla yanıp tutuşan insanların çoğunda bu derginin katkısı vardır… aksini iddia eden de olabilir, bu benim görüşüm..

hatırladığım kadarıyla yalvaç ural ve ülkü tamer’in yönetiminde çıkarılıyordu dergi.. yazar çizer kadrosu da yerli yabancı yazar çizerlerden oluşan çok sağlam bir kadroydu..

cimcime, ince memed, mırnav, uzay çocukları, şimşek santrfor , red kit, asterix ve tarzan şu anda aklıma gelen çizgi bölümleriydi milliyet çocuğun..

bu dergileri atmaya kıyamazdınız, itinayla saklar ve sararan dergileri yıllar geçtikçe tekrar tekrar okurdunuz.. imkanı olanlar güzelce ciltletirlerdi.. becerebilenler kendisi ciltlerdi dergileri..

uzun süredir unuttuğum milliyet çocuk dergisini geçenlerde moda’da aylak aylak ‘kenanımla’ dolaşırken onun bahsetmesiyle hatırladım.. o günleri hatırlayıp ikimiz de duygulandık.. uzun uzun dergiden bahsettik.. hatırladığımız bölümleri konuştuk.. onun ilk aklına gelen ince memed, benimse –sakın gülmeyin- cimcime’ydi.. neden bilmiyorum cimcimeydi işte.. ama en sevdiklerim asterix, red kit ve şimşek santrfordu..

milliyet çocuk dergisinin bu başarısından sonra onun taklidi bir sürü dergi çıktı ama tutunamadılar.. bankalar bile çocuk dergisi çıkarmaya başladı.. bazı gazetelerin çıkardıkları ise milliyet çocuk dergisinin aksine, ağaç yaşken eğilir felsefesinden hareketle çocukları yontma amaçlı ve belli sağ siyasi görüşler doğrultusunda yetiştirme amacına hizmet ediyordu.. ama tutunamadılar bu taklit dergiler, aynen tarihin çöplüğüne gittiler..

işte bir moda gezintisinde tekrar hatırlanan ve okuma aşkımın en büyük nedenlerinden olan ve onun alevini de devamlı körükleyen dergi : milliyet çocuk..

şimdi ki çocuklar ne kadar şansızlar bilmiyorlar ve bu eksikliklerinin, şansızlıklarının farkında değiller.. sobalı evleri bilmiyorlar.. soba ne onu bilmiyorlar.. sobanın üstünde demlenen çayın yanında patlatılan mısırlar veya nar gibi kızarıp açılan kabuklarından yayılan kokuyla yemek için sabırsızlanılan ve elin yanması pahasına dokunulan kestaneli geceleri ya da günleri yaşamadılar şimdiki çocuklar..

aptal kutusu televizyonların başında oturup saçma sapan çizgi dizilere hipnotize edilmiş gibi saatlerce bakan, kendini unutan ve ve ve en önemlisi hayal kurmayı bilmeyen bir çocukluk.. yağmur yağdığında çıkan toprağın kokusunu bilmeyen bir çocukluk yetişiyor beton kentlerde.. adına modern kentler deniyor , modernlik, ilerleme deniyor.. hadi canım yemeyin bizi.. kümeslere tıkılan bir insanlık.. duygusuz, merhametsiz bir insanlık geldi ve daha da kötüsüne doğru gidiyor..

çocukluğumuzun çizgi filmlerinin kahramanlarının en sevilenlerinden birisi olan ‘atom karınca’ keşke şimdi uçarak gelse de bir dur diyip şu insanlığa, düzeltse şu dünyayı..

hiç büyümeyen çocuklar olarak kalın ve de tabii ki  gülüşünüzle kalın..

Crockett..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ŞİİR’DEN İki Aylık Şiir Dergisi, 5. Sayısı çıktı !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiir’den Dergisi’nin 5. Sayısında ; 

Şiir’den Dergisi, 5. sayısının soruşturma konusunu “Şairin ve şiirin politik yükümlülüğü” olarak belirledi, Metin Cengiz’in yönelttiği soruları Tarık Günersel, Veysel Çolak ve Yücel Kayıran yanıtladı. Metin Cengiz de “Siyaset Şiirin Neresindedir?” adlı yazısıyla konuya açıklık getirmeye çalışıyor. Müesser Yeniay’ın dergilerle söyleştiği köşemizin konuğuysa Özgür Edebiyat dergisinden Metin Celâl oldu. İsmail Mert Başat’ın ilk sayımızdan bu yana sürdürdüğü sinema-şiir eksenindeki oylumlu yazısı bu sayıda sona eriyor; bu nefis inceleme yazısı için yazarımıza teşekkür ediyoruz. Yavuz Özdem “Şiirde Tasvir, Betimleme ve İmge” adlı denemesinde tasvir ve betimlemenin imgeyle olan ilişkisine farklı bir açıklık getiriyor. Kenan Yücel Rüzgârla Saklı adlı kitabından yola çıkarak Kadir Aydemir şiirlerine tutuyor merceğini. Müesser Yeniay ise Oktay Rifat’ın “Mısır Dönüşü” adlı şiirini inceliyor. Metin Cengiz şiir kitapları arasındaki yolculuğunda Süreyya Berfe ile Yücel Kayıran’ın şiirlerini bütünlüklü bir okumayla ele alıyor. Onur Akyıl Şiirin Kayıp Defteri adlı bölümümüzde okurlarımızı genç şairlerin iyi şiirleriyle buluşturmayı sürdürüyor; bu sayımızın genç şairleri Mehmet Okumuş ve Taner Cindoruk. Volkan Hacıoğlu, George Santayana’dan şiir bilgimizin ufkunu açacak nefis bir yazıya yer veriyor: “Şiirin Öğeleri ve İşlevi”; bu yazının birkaç sayı sürecek oylumlu bir yazı olduğunu belirtelim. Geçtiğimiz ay birçok kadın şairin ortak imzasıyla yayımlanan ve basında geniş yer bulan yıllıklarla ilgili açıklamaya da dergimizde yer veriyoruz.

 Bu sayıda şiirleriyle yer alan şairler :

 Arzu K. Ayçiçek, Sina Akyol, İlyas Tunç, Muzaffer Kale, A. Ertan Mısırlı, Mustafa Köz, Tamer Öncül, küçük İskender, Tezer Cem, Onur Akyıl, Ertan Yılmaz, Yavuz Yavuzer, Harun Atak.

Şiir’den Dergisi 5. Sayı / İçindekiler :


•    Siyaset Şiirin Neresindedir – Metin CENGİZ
•    Çocuktum O Vakitler (Şiir) – Arzu K. AYÇİÇEK
•    Soruşturma (Şairin ve şiirin politik yükümlülüğü) – Tarık GÜNERSEL, Veysel ÇOLAK, Yücel KAYIRAN
•    Şiirde Tasvir, Betimleme ve İmge – Yavuz ÖZDEM
•    ‘Herkes Gitmiş’ Şiiri (Şiir) – Sina AKYOL
•    Tedirgin (Şiir) – İlyas TUNÇ
•    Rüzgârla Saklı ve Kadir Aydemir Şiiri Üzerine – Kenan YÜCEL
•    Özgür Edebiyat Dergisinden Metin CELÂL’le Söyleşi – Söyleşen: Müesser YENİAY
•    Sizin Hiç Şairiniz Öldü mü (Şiir) – A. Ertan MISIRLI
•    Şiir Kitapları Arasında (Süreyya Berfe şiiri ve Yücel Kayıran üzerine) – Metin CENGİZ
•    Öncü Yağmur’dan Şiirler (Şiirler) – Mustafa KÖZ
•    Devinim – İsmail Mert BAŞAT
•    Örümcek, Karanlık, Sana Dağdan (Şiirler) – Tamer ÖNCÜL
•    Sessiz Film – Birinci Kelime (Şiir) – küçük İskender
•    “Mısır Dönüşü” – Müesser YENİAY
•    İstanbul Güzellemesi (Şiir) – Tezer CEM
•    Sol Kapalı (Şiir) – OnurAKYIL
•    Bir Yerde En Güzel Bahçe – Ertan YILMAZ
•    Şiirin Kayıp Defteri – OnurAKYIL
•    Epik Şiir (Şiir) – Mehmet OKUMUŞ
•    İnanış Saati (Şiir) – Taner CİNDORUK
•    Şiirin Öğeleri ve İşlevi – I – George SANTAYANA
•    Saklı Hüzün – Doğum Günü (Şiirler) – Yavuz YAVUZER
•    Kuyu (Şiir) – Harun ATAK
•    Kadın Şairler Bildirisi

Şiir’den Dergisi Künye Bilgileri :

ŞİİR’DEN İki Aylık Şiir Dergisi

Mayıs – Haziran 2011 Yıl: 1 /Sayı: 5 -  8 TL

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:

(Digraf Yayıncılık adına) Yavuz Özdem

Genel Yayın Yönetmeni:

Metin Cengiz

Yayın kurulu:

Celâl Soycan, Metin Cengiz, Yavuz Özdem, Kenan Yücel,

Volkan Hacıoğlu, Müesser Yeniay, Kader Sevinç

E-posta: siirdendergi@gmail.com

Telefon: 0.537. 251 29 31

Adres:Samandıra Cad. Harmanlık Sok. Özlem Ses Sitesi B Blok, No:1 Yakacık-Kartal İstanbul

Abonelik : www.siirden.net -   0.537. 251 29 31

İnternetten Satış : www.siirden.net – www.ideefixe.com

Şiirden Yayınları , www.siirden.net

‘kimsenin kendi kendisiyle baş başa kalmak istemediği bir hayat..’

‘geçen yaz yurtdışında üç tren yolculuğu yaptım.. bütün yolcuların önünde , çocuktan yaşlıya birer ekran vardı.. kimsenin dışarıyı seyretmediğini , gazete ya da kitap okumadığını görmek tedirgin etti beni.. geçmişte avrupalılardan gıptayla söz ederdik : ‘adamlar her yerde kitap okuyorlar..’ rahatlayabiliriz artık : internetten başlarını alamıyor , olmadı bilgisayarlarında oyun oynuyorlar.. genç kuşakta oran % 100’ü buluyor..

çevremde durum farklı sayılmaz.. er saatte başlayan hipnoz hali geç saatte bitiyor.. insanların düşleri bile değişebiliyor artık , o yüklemeyle.. deniz kıyısındaki kahveye laptopuyla inen kişi tek bir dalga görmeden evine dönüyor.. kulağında i-pod , bir martı sesi duymadan.. kimse boş oturmuyor mu şimdi..

bir de ne çok konuşuluyor.. bazılarının kulağı bir cep telefonuna dönüşmüş.. nasıl boş oturulmuyorsa , sessiz de kalınamıyor anlaşılan.. iletişim şüphesiz önemli , ama bunca araçlarına bağımlı kılmasında ölümcül bir yan yok mu..

sessiz sakin oturmak , hayal kurmak , düşüncelere dalmak , bakmak , bakışmak giderek yürürlükten kalkan fiillere dönüştü sanırım.. yalnızca hafifletici sebeplere dayalı bir yaşama biçimi kendini dayatıyor gitgide.. kimsenin kendi kendisiyle baş başa kalmak istemediği bir hayat.. bizi kendimizde(n) bu denli ürküten , uzaklaştıran ne olabilir..’

‘ENİS BATUR..’

(‘Pervasız Pertavsız’ adlı köşesindeki ‘Başkanın Adamları’ adlı yazısından , Cumhuriyet KİTAP , 2 Haziran 2011 tarihli 1111. sayısında..)

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiir’den Dergisinin 4. Sayısı Çıktı !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şiir’den Dergisi, 4. sayısının soruşturma konusunu “Modern Şiir, Ülkemizdeki Yazılma Süreci ve Şiir Ortamı” olarak belirledi, Metin Cengiz’in yönelttiği soruları Gerard Augustin, Murat Üstübal ve Ömer Erdem yanıtladı. Müesser Yeniay’ın dergilerle söyleştiği köşemizin konuğuysa Adam Sanat ve Sözcükler dergilerinden Turgay Fişekçi oldu. Metin Cengiz modern şiir ve bu şiirin sorunsalına kendi penceresinden farklı bir bakış getirmeye çalışırken, Celâl Soycan şair-şiir ilişkisini irdeliyor yazısında. İsmail Mert Başat’ın ilk sayımızdan bu yana sürdürdüğü sinema-şiir eksenindeki oylumlu yazısı dergiyi zenginleştiriyor. Yavuz Özdem ise bu sayıda Ülkü Tamer şiirine tutuyor merceğini. Metin Cengiz’in şiir kitapları arasındaki yolculuğunun duraklarıysa Abdulkadir Bulut ve Adnan Azar’ın tüm şiir kitapları. Onur Akyıl Şiirin Kayıp Defteri adlı bölümümüzde genç şairlerin şiirleri üzerine yazmayı sürdürüyor; bu sayımızın genç şairleri Ozan Kaçar, Başak Tuncel ve İrfan Çınar. İtalyan şair Annelisa Addolorato’nun şiirleri ile Tracy K. Smith’in “Aynı Anda İki Dünyada Birden Hayatta Kalmak: Federico Garcia Lorca ve Duende” adlı yazısını ise Volkan Hacıoğlu dilimize çevirdi. Geçtiğimiz ay on iki şairin ortak imzasıyla yayımlanan, basında, dergilerde geniş yer bulan, sonrasında elliye yakın şairin imza koymasıyla toplu bir red kampanyasına dönüşen “YKY Yıllığı Üzerine Zorunlu Bir Açıklama” adlı yazıya da dergimizde yer veriyoruz.

 Bu sayıda şiirleriyle yer alan şairler:

 Hüseyin Peker, Celâl Soycan, Leylâ Şahin, Mehmet Sarsmaz, Arzu Karadağ, Volkan Hacıoğlu, Nefise Karataş, Mehmet Gökyayla, Zeliha Köse, Müesser Yeniay, Serkan Pınarcı.

Şiir’den Dergisi 4. Sayı / İçindekiler: 

  • Modern Şiir ve Dilin Güçleri – Metin CENGİZ
  • Pagos’tan Liman Kalesi’ne Sürgün İzleri (Şiir) – Hüseyin PEKER
  • Soruşturma (Modern Şiir, Ülkemizdeki Yazılma Süreci ve Şiir Ortamı) – Gerard AUGUSTİN, Murat ÜSTÜBAL, Ömer ERDEM
  • Sağır Bir Gravür Olduğum (Şiir) – Celâl SOYCAN
  • Behçet İçin – Metin Altıok İçin – Nesimi Çimen İçin (Şiirler) – Leylâ ŞAHİN
  • Şiir de Şairini Yaratır – Celâl SOYCAN
  • İzmir Horozu (Şiir) – Mehmet SARSMAZ
  • Adam Sanat ve Sözcükler Dergilerinden Turgay Fişekçi’yle Söyleşi – Söyleşen: Müesser YENİAY
  • Baştan (Şiir) – Arzu KARADAĞ
  • Şiir Kitapları Arasında – Metin CENGİZ
  • Mösyö Lautrec’i Beklerken (Şiir) – Volkan HACIOĞLU
  • İmgelem – İsmail Mert BAŞAT
  • Masala Takılmış Uçurtma (Şiir) – Nefise KARATAŞ
  • Sonbahara Geçiş (Şiir) – Mehmet GÖKYAYLA
  • Erden (Bâkir) İmge ve Ülkü Tamer Şiiri – Yavuz ÖZDEM
  • Tuzdan Heykel – Muamma (Şiirler) – Zeliha KÖSE
  • Şiirin Kayıp Defteri – OnurAKYIL
  • Babaannemin Erotik İfşası (Şiir) – Ozan KAÇAR
  • Tarihi İstanbul (Şiir) – Başak TUNCEL
  • Öldüğümdür (Şiir) – İrfan ÇINAR
  • Şiir Damlaları, Ellerinde Işık (Şiir) – Annelisa ADDOLORATO
  • Aynı Anda İki Dünyada Birden Hayatta Kalmak: Federico Garcia Lorca ve Duende – Tracy K. SMİTH
  • Saçlarıma Karışan Ağacı Silkeledim İnsanlarım Döküldü – Sende Durup Gökyüzüne Bakıyorum – Tabiattaki Her Ses Bir Kuş Buluyor Kendine (Şiirler) – Müesser YENİAY
  • Yoz Ölüm Düşleri – Kör Şiir (Şiirler) – Serkan PINARCI
  • YKY Yıllığı Üzerine Zorunlu Bir Açıklama

Şiir’den Dergisi Künye Bilgileri:

ŞİİR’DEN İki Aylık Şiir Dergisi

Mart – Nisan 2011 Yıl: 1 /Sayı: 4 -  8 TL

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:

(Digraf Yayıncılık adına) Yavuz Özdem

Genel Yayın Yönetmeni:

Metin Cengiz

Yayın kurulu:

Celâl Soycan, Metin Cengiz, Yavuz Özdem, Kenan Yücel,

Volkan Hacıoğlu, Müesser Yeniay, Kader Sevinç

Kapak Tasarımı:

Cansın Bozoğlu

E-posta:

siirdendergi@gmail.com

Telefon:

0.537. 251 29 31

Adres:

Samandıra Cad. Harmanlık Sok.

Özlem Ses Sitesi B Blok, No:1

Yakacık-Kartal-İstanbul

Dağıtım               : Marjinal Dağıtım – 0.212.527 09 92

Abonelik             : www.siirden.net -  0.537. 251 29 31

İnternetten Satış : www.siirden.net – www.ideefixe.com

ROBERT WALSER..

‘tanınmayan biri olarak kalmak istiyorum.. birileri illa da bana dikkat etmek istiyorlarsa , etsinler , ama ben bu dikkat edenlere hiç dikkat etmeyeceğim.. bugüne kadar kitaplarımı asla zorlamayla yazmadım.. çok yazmak , eserin zengin olacağı anlamına gelmez.. ikide bir önceki kitaplarımdan söz edip durmasın kimse.. onların değeri abartılmasın , yaşayan walser kendi verdiği kadarıyla alınsın , o kadarıyla kabul edilsin..’

ROBERT WALSER..

‘daima.. küçük , kayıp bir  kuzu gibi yalnızdı..insanlar ona nasıl yaşayacağını öğrenme konusunda yardım ederek eziyet çektiriyorlardı.. çok korunmasız görünüyordu.. küçük bir oğlanın , tek başınalığı göze çarpmasına neden olduğu için sopayla yakalayıp dalından kopardığı bir yaprağa benziyordu.. başka bir deyişle , eziyeti davet ediyordu..’

ROBERT WALSER..

‘kimseye dilemezdim ben olmayı

ancak ben katlanabilirim kendime..

bu kadar bilmek , bu kadar görmek ve

hiçbir şey hakkında , hiçbir şey söylememek..

ROBERT WALSER (Şiir Çeviri : Esen Tezel..)

‘biliniz ki beyefendi , yaklaşık on yıl önce ürettiğim her şeyin taslağını , çekine çekine ve hülyalara dalarak , önce kurşunkalemle yapmaya başladım , bu da elbette yazma sürecine , neredeyse devasa boyutlarda , bıktırıcı bir yavaşlık yüklüyordu.. son derece tutarlı ve adeta bürokratik bir kopya sistemiyle at başı giden kurşunkalem sisteminden gerçek bir azap çekiyordum ama bu işkence bana sabrı öğretti , öyle ki sabretme sanatında usta oldum.. bir metnin kaleme alınması çevresinde doğan böylesi bir bilgiçlik gösterisini gülünç bulacaksınız belki de.. bununla birlikte kurşunkalem yöntemi benim için bir anlam taşıyor.. bu satırların yazarına dönecek olursak , gerçekten de öyle bir an geldi ki dolmakaleme karşı ürkütücü , korkutucu bir tiksintiye kapıldı , size zar zor tarif edebileceğim bir ölçüde bıktı , kullanmaya başlar başlamaz büsbütün aptallaşıyordu , bu dolmakalem nefretinden kurtulmak için kurşunkalemle karalamalar yazmaya , taslaklar hazırlamaya , gırgır yapmaya koyuldu.. bana kalırsa kurşunkalem yardımıyla daha iyi oynayabiliyor , daha iyi yazabiliyordum : işte asıl o  zaman yazmanın hazzı can buluyormuş gibi geliyordu bana.. sizi temin ederim ki dolmakalemle (berlin’de başladı bu mesele) elimin gerçek anlamda başarısızlığa uğradığını yaşadım , bir tür kramp , bir tür kıskaçtı bu , kurşunkalem kullanmak zar zor , ağır ağır kurtardı beni bundan.. güçsüzlük , kramp , boğulma her zaman hem bedensel hem de zihinsel bir şeydir.. bir bakıma yazıya , yazının dağılıp bozulmasına yansıyan bir harap olma döneminden geçtim demek.. yazdıklarımı kurşunkalemle kopyalayarak ancak , yazmayı yeniden öğrenebildim , tıpkı küçük bir çocuk gibi..’

ROBERT WALSER..

(Max Rychner’e yazılmış 1927 yılına ait bir mektuptan..)

‘İSVİÇRELİ AYLAK..’

‘bu iki sözcüğün yan yana gelmesi  ,  bir tamlama olması , insanı şaşırtıyor , değil mi..

bazı yazarların adlarını yıllarca , on yıllarca işitirsiniz , giderek bir iki kitabını alıp kitaplığınıza koyarsınız ama okumak bir türlü kısmet olmaz.. robert walser konusunda ben bunu yaşadım.. ancak birkaç hafta önce elimi attım yıllardır yanımda gezdirdiğim jakob von gunten romanına.. sonra birkaç kitabını alıp karıştırdım.. şaşırdım.. isviçre’den de bir aylak geçmiş meğer.. yalnızca aylak bir  adam değil , aylak bir yazı varmış bu düzenli , kurallı insanlar beldesinde.. o romanından öbürlerine , yazmış olduğu yüzlerce sayfaya  sürüklendim.. sanki bir anafora kapıldım.. yürümekten ve yazmaktan başka hiçbir işe yaramamış bir garip.. yürür gibi yazmış.. yazar gibi yürümüş.. kendisi yürüdükçe bütün dünyanın yürüdüğünü duyumsayan , köşesine çekildiğinde yazısıyla / yazısında yürüyen bir yazar.. yürümek , yazmak , dön baba dönelim oynamakla yetinmek istemiyorsanız , durmadan mesafe almak uzaklaşmak demektir.. dışarıya da yansıyan , giderek dış yaşamınızı da belirleyen bir iç yolculuktur.. bir kişi daha uzağa gitmek isterse , uzaklara gitmeyi göze alırsa , sonunda gözden kaybolacağını bilmelidir..elbette , gözden kaybolabilmek için önce görünmek / görülmek gerek , göze girilemese bile.. bana sorarsanız , böyle düşünmüş robert walser.. yazısı da , yaşamı da bu çizgiyi izlemiş..

……

robert walser’in yazınsal yaşamının bundan önceki dönüm noktası ise 1918 yılında ‘mikrogram’ diye bilinen yazma biçimini bulmasıdır.. ekşi sözlükte bu deyimin minikyazı olarak türkçe’ye aktarıldığını gördüm.. hiç fena değil doğrusu.. minik güzel harflerle yazdığı 526 belge ortaya çıkarılmış , o öldükten çok sonra.. walser , 1918 yılında mürekkepli kalemle yazmanın kendisinde gerginliğe yol açtığını düşünerek kurşun kalemle yazmaya başlar.. kurşun kalemle yazdıklarını daha çok müsvedde gibi değerlendirip mürekkepli kalemle temize çeker önce.. daha sonra kurun kalem tek yazı aracı olur.. ölümünden sonra bulunan yazılar düz boş kağıtlardan çok takvim yapraklarına , faturaların , vergi ödeme kağıtlarının , kartpostalların boşluklarına , dergi sütunlarının aralarına yazılmıştır.. güzel yazı ustası walser mikrogramlarında ‘kurrentschrift’ denilen özel bir yazı türüne başvurmuştur.. yazılar çok sık kaleme alınmıştır.. harflerin zaten kısa olan boyu da gittikçe kısalmış , bir iki milimetreye inmiştir.. 526 mikrogramın çözülmesi yıllar almış ve ancak 1972 yılında yayımlanabilir hale getirilmişlerdir.. robert walser’in varlığından hiç söz etmediği ünlü ‘haydut’ romanı da bu mikrogramların arasından çıkmıştır..’

‘İSVİÇRELİ AYLAK’ , OĞUZ DEMİRALP..

‘Daha fazlası için KİTAP-LIK Aylık Edebiyat Dergisi (YKY Yayınları) ,  Eylül 2010 , Sayı 141..’

(kendi isteğiyle 30 yıldan fazla uzun süre akıl hastanesinde yatan robert walser kendine has yazı tarzıyla 560 sayfayı aşan yazılar yazmış , ölümünden sonra özel aletler sayesinde çözümlenen bu yazılardan çok sayıda roman , öykü ve denemeler çıkmış.. walter benjamin , herman hesse başta olmak üzere , kafka-musil ikilisini ve onların ekolünü takip edenlerce robert walser’in eserleri ve kişiliği çok önemsenmiştir.. türkçeye sadece bir eseri çevirilmiş ama o da piyasada bulunmamakta maalesef.. dilerim ki en kısa zamanda tüm eserleri türkiyeli okurlara kazandırılır.. kitap-lık dergisinin 141. sayısında kapsamlı yazılar var walser hakkında.. kaçrılmaması gereken bir sayı tabi onu da bulabilirseniz..

Crockett..)